Linking Verbs

İngilizcede fiiller zarflarla nitelenirler fakat bazı istisna fiiller vardır ki, bunlar sıfatlarla nitelenirler. Bu fiiller bir eylemi değil, İsmi veya bir durumu nitelerler ve kendilerinden sonra zarf değil sıfat alırlar. Bu gruptaki fiillere linking verbs (bağlama fiilleri) veya copular verbs denir. Bağlayıcı fiiller, özne ile kendinden sonra gelen sıfat veya isim grubunu bağlar. Bu şekilde kullanılan sıfat veya isim grubu complement (tamamlayıcı) olarak adlandırılır.

İngilizcede fiiller, eylem fiilleri ve durum fiilleri olarak ikiye ayrılırlar. Eylem fiilleri hareket bildirirler ve zarflar tarafından nitelenirler, durum fiilleri ise cümle içinde özneyi niteleyip sıfatlar tarafından nitelenirler.

Aşağıda verdiğimiz listede en sık kullanılan linking verbsler bulunmaktadır.

1

Be

2

Become

3

Look

4

Feel

5

Taste

6

Smell

7

Seem

8

Appear

9

Sound

10

Remain

11

Go

12

Prove

13

Sit

14

Stand

15

Get

16

Stay

17

Grow

18

Keep

19

Turn

20

Lie

21

Fall

22

Run

23

Come

24

End up

25

Turn out

Linking verbsler durum bildiren fiillerdir. İçinde eylem barındırmayan bu fiiller, zihinsel durumları, duygusal durumları, varlık bildiren durumları, duyularımızla algıladığımız durumları, arzularımızı, sahip olma ve diğer mevcut durumları bildirirler. Türkçede oluş fiilleriyle benzerlik gösterirler. Kendi irademiz dışında gerçekleşen durumlarda bu fiillerin içindedir.

Be – En sık kullanılan linking verb be fiilidir. Be fiili özne ile kendinden sonra gelen sıfat veya isim grubunu bağlar. Bu şekilde kullanılan sıfat veya isim grubu complement (tamamlayıcı) be fiili ise linking verb olarak adlandırılır. Be fiili cümle içinde tense göre am, is, are, was, were ve been haline dönüşebilir.

I am thirsty. Susadım.

He is interested in science. O bilimle ilgileniyor.

You are retired now. Sen artık emeklisin.

Atatürk was born in Selanik in 1881. Atatürk 1881 yılında Selanik’te doğdu.

I have been married once before. Daha önce bir kere evlendim.

I will be a businessman. Ben bir işadamı olacağım.

Become-Get : Bir hal veya durumdaki değişikliği göstermek için kullanılırlar. Become bağlayıcı fiilinden sonra isim veya sıfat gelebilir. Ancak get fiilinden sonra sıfat gelebilir.

Become fiili belirli bir sürece yayılan dönüşümleri belirtmek için kullanılır. Become bağlayıcı fiilinden sonra isim veya sıfat gelebilir.

He has become perfect in all this. Tüm bunlarda kusursuzlaştı.

He became more dogmatic and constructive. Daha doğmatik ve daha yapıcı oldu.

Get fiili genelde emir cümlelerinde kullanılır. Resmi olmayan dilde tercih edilir. Get fiilinden sonra sıfat gelebilir.

Resmi olmayan günlük dilde get broken, get closer, get dressed, get lost, get married vb. ifadeler kullanılabilir.

Don’t get mad at me. Bana kızma.

I want to get married. Evlenmek istiyorum.

I am young and strong, I don’t get tired. Genç ve güçlüyüm, yorulmuyorum.

Get fiilinden sonra to infinitive kullanılabilir.

I soon get to know all your affairs. Yakında tüm işlerini bileceğim.

Come-Go-Grow-Turn (into) : Belirli durumlarda become fiili yerine kullanılan bağlayıcı fiillerdirler.

Come ve grow fiilinden sonra noun phrase gelmez, sıfat veya to infinitive kullanılabilir. Daha çok aşama aşama katedilen değişikliklerde kullanılırlar. Bu fiiller aynı zamanda aşamalı olarak devam eden eylemler için birbirlerinin yerine kullanılabilirler.

You eventually came/grew to appreciate her work. Nihayet onun işini takdir etmeye başladın.

Go fiili durum değişiklikleri için kullanılır bu değişiklikler genel olarak istenmeyen değişimlerdir ayrıca renk değişimleride go fiiliyle ifade edilebilir.

The traffic lights went green. Trafif lambası yeşile döndü.

Go crazy, go mad, go gray, go worse, go bankrupt, go bad, go wild, go rotten, go astray, go wrong vs. istenmeyen durumlarda kalıplaşmış ifadelerden bazılarıdır.

This computer can possibly go wrong. Bu bilgisayar belki doğru çalışmayabilir.

Turn fiili belirgin değişimleri ve birbirinin zıttı olan değişimleri ifade etmek için kullanılır.

The traffic lights turned green. Trafif lambası yeşile döndü.

Suddenly she turned white. Aniden beti benzi attı.

I turned pale. Sarardım.

Feel-Look-Smell-Sound-Taste : Bu fiiller like ile kullanıldığında kendilerinden sonra isim alırlar.

I feel like a genius. Bir dahi gibi hissediyorum.

It looks like Niagara Falls. Niagara Şelalesi’ne benziyor.

She smells like a rose. Gül gibi kokuyor.

It sounds like fun. Kulağa eğlenceli gibi geliyor.

It tastes like hopes and dreams. Tadı umutlar ve düşler gibi.

Appear-Seem : Appear ve seem bağlayıcı fiilleri görünmek anlamındadır. Birbirlerinin yerine kullanılabilirler ve kendilerinden sonra to be+adjective alabilirler.

This childishness seemed/appeared absurd. Bu çocuksuluk saçma görünüyordu.

He seemed/appeared to be walking. Yürüyor gibiydi.

Womankind does really appear to be great. Kadınlar gerçekten harika görünürler.

This does not seem to be a good art. Bu iyi bir sanat gibi görünmüyor.

You seem to be offended. Kırgın görünüyorsun.

Bazı fiiller hem hareket hem durum bildirebilirler. Durum bildirdiklerinde sıfatlarla kullanılırlar, hareket bildirdiklerinde ise zarflarla kullanılabilirler.

a- to look

Ayça looks wonderful. Ayça harika görünüyor. Durum bildiriyor.

Ayça looked at me quickly.. Ayça hızlıca bana baktı. Hareket bildiriyor.

b- to smell

This garden smells charming. Bu bahçe büyüleyici kokar. Durum bildiriyor.

They gently smelled the roses. Nazikçe gülleri kokladılar. Hareket bildiriyor.

c- to taste

These cakes taste delicious. Bu keklerin tadı lezzetli. Durum bildiriyor.

He ate that cake calmly. O pastayı sakince yedi. Hareket bildiriyor.

d- to turn

The water in the lake turned green. Göldeki su yeşile döndü. Durum bildiriyor.

He turned desperately behind. Çaresizce arkasına döndü. Eylem bildiriyor.

%d blogcu bunu beğendi: