Noun Clauses

Noun Clauses

İngilizcede kendi başına cümle özelliği taşıyan (özne+yüklem+nesnesi olan cümleler) fakat bir başka cümleye bağlanıp iki cümlenin tek bir cümle gibi kullanıldığı durumlarda ana cümlenin içinde sadece isim görevi görevi görüp cümleciğe dönüşen yapılara noun clause diyoruz. Bir cümle ana cümleye bağlanıp noun clause olarak kullanıldığında anlam bakımından ana cümleye bağlı olur.

The emperor remembered him.

İmparator onu hatırladı.

Görüldüğü gibi bağımsız bir cümleyi kendi başına kullandık. Bu cümleyi bir başka cümle ile birlikte ayrı ayrı kullanalım.

You must tell my uncle. The emperor remembered him.

Amcama söylemelisin. İmparator onu hatırladı.

İki bağımsız cümleyi art arda kullandığımızda ifade etmek istediğimiz durumu ifade edebildik fakat akıcı bir ifade oluşturamadık.

– Bir cümleyi noun clause bir cümleciğe dönüştürmek için cümlenin başına that, wh-words (who,what,why vs.), if-whether vb. ifadeler getirilir.

The emperor remembered him. İmparator onu hatırladı.

That the emperor remembered him. İmparatorun onu hatırladığını.

Şimdi bu iki cümleyi birleştirip tek bir cümle oluşturalım.

You must tell my uncle that the emperor remembered him.

Amcama, imparatorun onu hatırladığını söylemelisin.

Noun clause bir ifadeyi bir ana cümleye bağladığımızda hem anlam hem akıcılık hem de dilbilgisi açısından en uygun cümleyi elde ederiz.

Noun Clauses with That ( That Clauses )

Düz cümleleri noun clause cümleciğe dönüştürdüğümüzde noun clause cümlecik that ile başlar.

There is no doubt that Marley was dead.

Marley’nin öldüğüne hiç şüphe yok.

Stephen Hawking said that the Earth will become a sizzling fireball by 2600 and humanity will become extinct.

Stephen Hawking, Dünya’nın 2600 yılına kadar cayır cayır yanan bir ateş topu olacağını ve insanlığın neslinin tükeneceğini söyledi.

1- Özne olarak kullanımı : Noun clause cümlenin öznesi durumundaysa that kullanılmak zorundadır.

That he was far from excluding the modern principle of utility in politics is sufficiently evident from other passages.

Politikadaki modern fayda ilkesini dışlamaktan çok uzak olduğu diğer pasajlarda yeterince açıktır.

That you don’t really love me is known by everybody.

Beni gerçekten sevmediğin herkes tarafından biliniyor.

– That yerine It kullanımı : That clause cümlecikler cümle başında özne olarak kullanılabileceği gibi it zamiri yardımıyla diğer cümle cümle başına getirilerek that clause nesne konumuna getirilebilir. That clause nesne konumunda kullanıldığından that cümleden çıkarılabilir.

It is sufficiently evident from other passages that he was far from excluding the modern principle of utility in politics.

Politikadaki modern fayda ilkesini dışlamaktan çok uzak olduğu diğer pasajlarda yeterince açıktır.

It is known by everybody that you don’t really love me.

Beni gerçekten sevmediğin herkes tarafından biliniyor.

2- Nesne olarak kullanımı : Eğer noun clause cümle içinde nesne görevinde kullanılıyorsa that kullanılmayabilir.

He knew that the flat had been occupied by a German clerk in the civil service.

Dairenin, kamu hizmetinde bir Alman katip tarafından işgal edildiğini biliyordu.

He knew the flat had been occupied by a German clerk in the civil service.

Dairenin, kamu hizmetinde bir Alman katip tarafından işgal edildiğini biliyordu.

– Fiillerden sonra kullanımı :

He fancied that Dantès was delirious.

Dantès’in çıldırdığını hayal etti.

He believed that a benefactor had arisen from the grave to save us.

Bizi kurtarmak için mezardan bir hayırseverin geldiğine inanıyordu.

– Sıfatlardan sonra kullanımı :

He felt vexed that he had come here.

Buraya geldiği için sinirlenmiş hissetti.

I feel confident that this portion of the book will be read with the keenest interest.

Kitabın bu bölümünün en yoğun ilgiyle okunacağından eminim.

3- Tümleç olarak kullanımı : to be fiilinden sonra gelen that clause cümlede tümleç görevinde kullanılır.

The most likely thing is that you are mad.

En muhtemel şey, kızgın olman.

What matters is that people would remember it.

Önemli olan, insanlar bunu hatırlayabilecekti.

4- The … That kullanımı : The belief that, the doubt that, the fact that vs. kalıplaşmış ifadelerle noun clause oluşturulabilir. Noun clause bu kalıplarla özne ya da nesne durumunda kullanılabilir. İsimlerden sonra kullanılan that cümleden çıkarılamaz.

There is no doubt that Marley was dead.

Marley’nin öldüğüne hiç şüphe yok.

The fact that the cities of Hellas were small is converted into a principle.

Hellas kentlerinin küçük olması bir ilkeye dönüştürüldü.

I had the idea that you could introduce me into some of the Paris salons when I came to France.

Fransa’ya geldiğimde beni Paris galerilerinden bazılarına tanıtabileceğinizi düşündüm.

The proof that Dounia and I did not take your words in a very bad sense is the fact that we are here.

Dounia ve benim sözlerinizi çok kötü bir şekilde karşılamadığımızın kanıtı, burada olduğumuz gerçeğidir.

– Prepositionslardan sonra kullanımı : That clause bir preposition’ın nesnesi durumunda kullanılacaksa the … that olarak kullanılmalıdır.

He is met by the fact that man is a social being.

İnsanın sosyal bir varlık olduğu gerçeği ile tanıştı.

He has suffered a great deal and is still suffering with the idea that he could make a theory.

Çok fazla çile çekti ve hala bir teori kurabileceği fikriyle çile çekiyor.

5- That Clauselarda Dilek kipi : Dilek, duygu, olasılık, muhakeme, görüş, zorunluluk veya henüz gerçekleşmemiş eylemleri ifade eden bazı fiil, sıfat ve isimlerden sonra gelen noun clause’ların yüklemi her zaman yalın halde bulunur. Yalın halde kullanıldığında noun clause subjunctive mood formunda oluşur. Subjunctive yapılarda that kullanılmayabilir.

It is important (that) you be seen there.

Orada görülmeniz önemlidir.

Be fiili geniş zaman hali olan are biçiminde kullanılmayıp yalın halde kullanılmıştır. That çıkarıldığında anlamda bir değişiklik olmaz.

It is necessary that he receive it before eleven o’clock.

Saat on birden önce alması gerekiyor.

Recieve fiil geniş zamanda he zamiriyle s ekiyle kullanılmasına rağmen subjunctive mood noun clause cümlecikte yalın halde kullanılmıştır. That çıkarıldığında anlamda bir değişiklik olmaz.

It was important that you go there.

Oraya gitmen önemliydi.

Ana cümlemiz past tense olmasına rağmen noun clause subjunctive mood cümlecikte fiil yalın halde kullanılır.

– Olumsuz cümle : Subjunctive mood noun clause bir cümlecik özne ile yalın fiil arasına not getirilerek olumsuz hale getirilir.

It is important that you fulfill this mission in alone.

Bu görevi tek başına yerine getirmeniz önemlidir.

It is important that you not fulfill this mission in alone.

Bu görevi tek başına yerine getirmemeniz önemlidir.

– Should kullanımı : Noun clause subjunctive mood cümleciklerin tamamında yüklemden önce should kullanılabilir. that+özne+should+yüklem(V1)

It is required that you go that way.

It is required that you should go that way.

Bu şekilde gitmeniz gerekiyor.

It is important that she lose no time in forming a suitable alliance.

It is important that she should lose no time in forming a suitable alliance.

Uygun bir ittifak oluşturmak için zaman kaybetmemesi önemlidir.

– Should not :

It is neccesary that he not lend to them.

It is neccesary that he shouldn’t lend to them.

Onlara borç vermemesi gerekiyor.

– Yaygın subjunctive mood yapıcıları

İsim

Sıfat

Fiil

Advise

Adviseble

Advise

Command

Crucial

Ask

Demand

Desirable

Beg

Desire

Essential

Command

Importance

Imperative

Decide

Insistance

Important

Demand

Necessity

Mandatory

Desire

Obligation

Necessary

Insist

Order

Obligatory

Order

Recommendation

Possible

Prefer

Requirement

Recomendable

Propose

Rule

Ridiculous

Recommend

Significance

Significant

Request

Suggestion

Urgent

Require

Urgency

Vital

Suggest

Noun Clauses with Wh-Words

Soru kelimeleriyle noun clause ifadeler elde edilebilir. Soru kelimeleriyle noun clause ifadeler elde edilirken soru cümleleri düz cümleye dönüştürülür. Bunu yaparken yardımcı fiiller düşer ve fiil tense göre çekimlenir.

What is your name ? What your name is

I don’t know what your name is.

İsminin ne olduğunu bilmiyorum.

– Özneyi soran soru cümleleri : Özneyi soran soru cümlelerinin içinde özne bulunmadığı için noun clause ifadede soru cümlesi aynen kullanılır. Fakat soru cümlemizin tensine göre yardımcı fiil ve fiil düz cümleye göre şekillenir.

Who lives in the house ?

Evde kim yaşıyor ?

I know who lives in the house.

Evde kimin yaşadığını biliyorum.

Who did take that car to you ?

O arabayı sana kim aldı ?

I wonder who took that car to you.

O arabayı sana kimin aldığını merak ediyorum.

1- Özne olarak kullanımı :

What happened yesterday is not my concern.

Dün olanlar benim derdim değil.

Why he wants to meet me is an important question.

Neden benimle tanışmak istediği önemli bir sorudur.

2- Nesne olarak kullanımı :

Only tell me where you live.

Bana sadece nerede yaşadığını söyle.

But I should like to know why mother has written to me.

Ama annemin neden bana yazdığını bilmek istiyorum.

Noun Clauses with Wh-Ever Words

Ever eklendiği kelimeye ‘herhangi’ veya ‘her’ anlamını ekler. Yani seçenekler arasından herhangi birinin veya hepsinin duruma uygun olabileceği veya seçeneklerden hangisi olursa olsun sonuç için bir önemi olmadığı anlamını verir.

Whatever

Her neyse (Herşey veya hiçbir şey ne olduğunun bir önemi yok)

Whenever

Her ne zamansa (Ne zaman olduğunun bir önemi yok)

Whereever

Nerede olursa, her neredeyse (Nerede olduğunun bir önemi yok)

Whoever

Her kimse, kim olursa (Kim olduğunun bir önemi yok)

Whichever

Hangisi olursa (Hangisi olduğunun bir önemi yok)

However

Her nasılsa, her halükarda, nasıl olduysa, her nasılsa (Nasıl olduğunun bir önemi yok)

Whatever : Her neyse (Herşey veya hiçbir şey ne olduğunun bir önemi yok)

I should long ago have asked her what to do and have done whatever she told me.

Uzun zaman önce ona ne yapacağını sormalı ve bana söylediklerini yapmalıydım.

Whatever he was saying I regarded from his standpoint.

Her ne söylüyorsa onun bakış açısına saygı duyuyorum.

Whenever : Her ne zamansa (Ne zaman olduğunun bir önemi yok)

He snorted whenever I mentioned her.

Ondan bahsettiğimde öfkeyle burnundan soludu.

Whenever the story produced an effect she glanced at Anna Pávlovna.

Hikaye ne zaman bir etki yaratsa, Anna Pávlovna’ya bakıverdi.

Wherever : Nerede olursa, her neredeyse (Nerede olduğunun bir önemi yok)

Let us start; I will go wherever you like.

Hadi başlayalım; İstediğin her yere gideceğim.

We recognise them wherever they are found.

Nerede bulunurlarsa bulunsunlar onları tanırız.

Whoever : Her kimse, kim olursa (Kim olduğunun bir önemi yok)

Fly to a brother’s aid whoever he may be.

Her kim olabilirse olsun, kardeşinin yardımına koş.

I will visit whomever he was speaking to.

Her kiminle konuşuyorduysa onu ziyaret edeceğim.

Whichever : Hangisi olursa (Hangisi olduğunun bir önemi yok)

You can give whichever you want.

Hangisini istersen verebilirsin.

I can buy whichever I like.

Hangisini istersem satın alabilirim.

However : Her nasılsa, her halükarda, nasıl olduysa, her nasılsa (Nasıl olduğunun bir önemi yok)

Though I know that ain’t right, I can do that however you like.

Doğru olmadığını bilmeme rağmen, sen her nasıl istersen yapabilirim.

However you establish your own business is up to you.

Kendi işinizi her nasıl kuracağınız size bağlı.

Noun Clauses with Whether/If

Soru kelimeleriyle başlamayan soru cümleleri yani yardımcı fiillerle oluşturulan soru cümleleri (Yes No Questions) noun clause ifadeye dönüştürülürken noun clause’nin başına whether veya if getirilir ve soru cümlesi düz cümleye dönüştürülür.

Had his neighbor really ceased to work ?

Komşusu gerçekten çalışmayı bırakmış mıydı?

Whether his neighbor had really ceased to work.

Komşusunun çalışmaktan gerçekten vazgeçip geçmediğini.

Yes-no question olan cümlemizin başına whether getirip yardımcı fiil had’i düz cümledeki yeri olan özneden sonra kullandığımızda noun clause cümleciği elde ederiz.

Dantès wished to ascertain whether his neighbor had really ceased to work.

Dantès, komşusunun çalışmaktan gerçekten vazgeçip geçmediğini öğrenmek istedi.

Whether ile oluşturulan noun clause ifademiz ana cümleye bağlanarak özne veya nesne görevinde kullanılır. Whether, noun clause ifadenin içindeki eylemi iki yönüyle sorgular Türkçede karşılığı ..ip ..imediği (olup olmadığı, gerçekleşip gerçekleşmediği, gidip gitmediği, üzüp üzmediği vb.)

Dantès wished to ascertain if his neighbor had really ceased to work.

Dantès, komşusunun çalışmaktan gerçekten vazgeçip geçmediğini öğrenmek istedi.

Whether yerine if kullanılabilir anlamda herhangi bir fark yoktur.

1- Özne olarak kullanımı : Noun clause özne görevindeyken yalnızca whether kullanılır. If kullanılmaz.

Whether they are coming here is still unknown.

Buraya gelip gelmeyecekleri hala bilinmiyor.

2- Nesne olarak kullanımı : Noun clause ifadeler nesne görevinde kullanılırken whether bütün durumlarda kullanılabilir.

– Nesne olarak noun clauses ifadelerde whether yerine if kullanımı.

Yüklem ve sıfattan sonra whether yerine if kullanılabilir.

We shall see whether he can not call you.

We shall see if he can not call you.

Seni arayıp arayamayacağını göreceğiz.

It is still unknown whether they are coming here.

It is still unknown if they are coming here.

Hala bilinmiyor buraya gelip gelmeyecekleri.

To be fiillerinden sonra whether yerine if kullanılmaz.

The question was whether he could be a good wife.

Soru, iyi bir eş olup olamayacağıydı.

İsimden sonra whether yerine if kullanılmaz.

He asked Denísov whether he had no commission for him.

Denísov’a kendisi için siparişi olup olmadığını sordu.

Prepositionslardan sonra whether yerine if kullanılmaz.

The fate of the Fatherland did not depend on whether they took the Saltánov dam or not.

Anavatan’ın kaderi, Saltánov barajını alıp almamalarına bağlı değildi.

– to infinitivelerle birlikte whether kullanılır. If kullanılamaz.

She hesitated for an instant whether to speak or not.

Konuşup konuşmamaya bir anlığına tereddüt etti.

3- Or not : Or not ifadesi whether ile yan yana kullanılabilir. Or not whether ile yan yana olabileceği gibi cümle sonunda da olabilir. If’li noun clause ifadelerde ise or not noun clause ifadenin sonuna yerleştirilir. Veya whether or not yerine yalnızca if kullanılır. Anlamda bir değişme veya daralma olmaz. Whether/if noun clause ile kullanıldığında or not kullanımı tercihe bağlıdır.

Pétya looked round to see whether or not the French were running after them.

Pétya looked round to see whether the French were running after them or not.

Pétya looked round to see whether the French were running after them.

Pétya looked round to see if the French were running after them or not.

Pétya looked round to see if the French were running after them.

Pétya, Fransızların peşlerinden koşup koşmadıklarını görmek için etrafa bakındı.

– Or not ifadesi cümleden çıkarıldığında anlamda bir değişme olmaz.

How shall I know whether your excellency has succeeded or not.

How shall I know whether your excellency has succeeded.

How shall I know if your excellency has succeeded or not.

How shall I know if your excellency has succeeded.

Ekselansınızın başarılı olup olmadığını nasıl bileceğim.

4- To infinitive : Noun clause to infinitive ile devam edecekse yalnızca whether kullanılır. Noun clause ifadede if+to infinitive kullanılmaz.

She hesitated for an instant whether to speak or not.

Bir an için konuşup konuşmamaya tereddüt etti.

The Difference Of Noun Clause And Relative Clause

Relative clauseslar cümle içinde subject ve object’i niteleyen yapılardır ve relative clause bir ifade oluştururken relative pronouns’lar (who, which, that, vs.) kullanılır. Relative pronouns’lar relative clause ifade içinde nitelediği isimden sonra gelirler ve cümle içinde isim görevi görmezler. Noun clauses’lar ise İngilizcede kendi başına cümle özelliği taşıyan (özne+yüklem+nesnesi olan cümleler) fakat bir başka cümleye bağlanıp iki cümlenin tek bir cümle gibi kullanıldığı durumlarda ana cümlenin içinde isim görevi görüp cümleciğe dönüşen yapılardır.

1- Relative clauses ismin yerine kullanılmaz ismi niteler, noun clauses ismin yerine kullanılır.

Once on a time there was a Little Old Woman who lived in a Shoe.

Bir zamanlar bir ayakkabıda yaşayan küçük bir yaşlı kadın vardı.

Örneğimizde relative clause ifade ile cümlede öğe olarak yer alan little old woman yani küçük yaşlı kadının nerede yaşadığına dair niteleme yapılmıştır. İsim görevinde kullanılmamıştır.

I don’t know who visited him.

Onu kimin ziyaret ettiğini bilmiyorum.

Örneğimizde noun clause ifade olan who visited him cümlede isim görevinde kullanılmıştır.

2- Relative clause cümleden çıkarılırsa cümleden öğe eksilmiş olmaz noun clause ise cümle içinde öğe görevi gördüğü için cümleden çıkarılırsa cümlede öğe eksilmiş olur ve cümlenin anlamı daralır.

Then a bee which was in the weeds on the hill ran into the box.

Ardından tepedeki yabani otların içinde bulunan bir arı kutuya girdi.

Örneğimizde which ile başlayan relative clause ifadede bahsi geçen arının hangi arı olduğunun anlaşılması için arı ile ilgili bir ayrıntı verildi. Ana cümleden relative clause ifadeyi ayırdığımızda kalan cümlenin temel öğelerinde bir eksilme olmaz.

Then a bee ran into the box.

Ardından kutuya bir arı girdi.

I have no idea when he bought this car.

Bu arabayı ne zaman aldığı konusunda hiçbir fikrim yok.

Örneğimizde when ile başlayan noun clause ifade cümle içinde isim görevinde kullanılmış olup cümleden çıkarıldığı takdirde cümlede öğe eksilmiş olur.

Reduction Of Noun Clauses

Noun clauses yapıları belirli şartlar altında kısaltmak mümkündür.

1 – Wh-words, Whether : Wh-words veya whether ile başlayan noun clauseslar wh-words/whether + to infinitive şeklinde kısaltılabilir. Ancak bunu yapabilmek için belirli şartlar vardır.

a – Ana cümledeki özne ile noun clause cümlecikteki özne aynıysa kısaltma yapılabilir.

She did not know what she should say.

Ne söylemesi gerektiğini bilmiyordu.

She did not know what to say.

Ne söyleyeceğini bilmiyordu.

b – Ana cümledeki nesne ile noun clause cümlecikteki özne aynıysa kısaltma yapılabilir.

Please tell me how I can make you happy.

Lütfen seni nasıl mutlu edebileceğimi söyle bana.

Please tell me how to make you happy.

Lütfen seni nasıl mutlu edeceğimi söyle bana.

c – Noun clauses ifadelerde kullanılan zamana ve ana cümle ile tense uyumuna dikkat edilmelidir. Bütün tense’lerde kısaltma yapamayız. Genel olarak will, can, could, should, must, have to ile kurulmuş cümleler kısaltılır.

You know where you can find me.

Beni nerede bulabileceğini biliyorsun.

You know where to find me.

Beni nerede bulacağını biliyorsun.

d – Whether ile başlayan noun clause cümlelerde aynı kurallara göre kısaltılabilir, if ile başlayan noun clause cümlecikte kısaltma yapılamaz.

I haven’t yet decided whether I should take that money or not.

Bu parayı almalımıyım yoksa almamalımıyım henüz karar vermedim.

I haven’t yet decided whether to take that money or not.

Bu parayı alıp almayacağıma henüz karar vermedim.

2 – That : That ile başlayan noun clause ifadelerde kısaltma yaparken that kaldırılır ve verb to infinitive haline getirilir.

a – Ana cümledeki özne ve zaman ile noun clause cümlecikteki özne ve zaman aynıysa that kaldırılır ve verb to infinitive haline getirilir.

I am happy that I am a teacher.

Ben bir öğretmen olduğum için mutluyum.

I am happy to be a teacher.

Öğretmen olduğum için mutluyum.

b – Ana cümledeki özne ile noun clause cümlecikteki özne farklıysa that kaldırılır, noun clause cümlecikteki öznenin başına for getirilir ve verb to infinitive haline getirilir.

It is not good that people are killed.

İnsanların öldürülmesi iyi değil.

It is not good for people to be killed.

İnsanların öldürülmesi iyi değil.

c – Ana cümledeki özne ile noun clause cümlecikteki özne aynı fakat zaman farklıysa that kaldırılır ve verb to have + V3 haline getirilir.

The murderer seems that he was a desperate fellow.

Katil çaresiz bir adammış gibi görünüyor.

The murderer seems that he has been a desperate fellow.

Katil çaresiz bir adam gibi görünüyor.

Aralarında tense farkı bulunan yukarıdaki iki örnek cümlede kısaltıldığında aşağıdaki aşağıdaki cümle elde edilir.

The murderer seems to have been a desperate fellow.

Katil çaresiz bir adam gibi görünüyor.

%d blogcu bunu beğendi: