Wish Clauses

Wish dilek, temenni ve pişmanlıklardan bahsederken kullanılınır. Wish kelime anlamı dilemek, istemek, umut etmek. Cümle içinde keşke, dilerim, dilerdim vs. olarak Türkçeye çevrilebilirler. Şunu unutmamalıyız ki ; wish her zaman sıradan bir fiil olarak kullanılabilir ve kullanımı diğer fiiller gibidir.

I wish you all the happiness and all the prosperity. Hepinize mutluluk ve refah diliyorum.

Bu dersimizde wish kelimesinin clause olarak kullanımını inceleyeceğiz. Wish clause cümleleri iki bölümden oluşurlar.

1- Wish Clause : Daima geniş zaman kullanılır. I, you, we, they ile wish, he, she, it ile wishes.

2- Main Clause : Present ve future tenseler kullanılmazlar, main clausede anlam olarak asıl ifade edilen zamanın yapı olarak bir derece geçmiş zamanı kullanılırlar.

Wish Clause + Main Clause (Past Tense/Past Continuous Tense) : Wish clause cümlelerinde, ana cümle past tense ile kullanıldığı zaman şimdiki veya geniş zamanı ifade eder. Ayrıca durum cümlelerinde was, were yerine bütün özneler için were kullanımı tercih edilir.

I wish you didn’t smoke. Keşke sigara içmeseydin.

I wish she wanted to hear me. Keşke o beni dinlemek isteseydi.

I wish I knew how to do it. Keşke bunu nasıl yapacağımı bilseydim.

She wishes you were down here with her ! Burada onunla birlikte olmanı diliyor !

I wish all of your expressions weren’t so transparent. Tüm ifadeleriniz keşke bu kadar şeffaf olmasaydı.

I wish it was snowing. Keşke kar yağıyor olsaydı.

I wish I was sleeping on my bed now. Keşke şimdi yatağımda uyuyor olsaydım.

I wish you were coming here tomorrow. Keşke yarın buraya geliyor olsaydın.

Wish Clause + Main Clause (Past Perfect Tense) : Wish clause ile geçmişle ilgili pişmanlıklarımızdan veya dileklerimizden bahsetmek istersek main clause (ana cümle) past perfect tense ile kurulur.

I wish I hadn’t forgotten the book. Keşke kitabı unutmamış olsaydım.

I wish I had bought that car. Keşke o arabayı satın almış olsaydım.

I wish I had learned English. Keşke İngilizce öğrenmiş olsaydım.

I wish I had studied that lesson last year. Keşke o derse geçen yıl çalışmış olsaydım.

I feel tired. I wish I hadn’t gone out from home. Yorgun hissediyorum. Keşke evden dışarı çıkmamış olsaydım.

Wish Clause + Main Clause (Could + V1) : Şimdi veya gelecekte yapamayacağımız şeyler konusunda üzüntümüzü belirtmek için kullanılır.

I wish I could be there. Keşke orada olabilsem.

I wish I could understand you. Keşke seni anlayabilsem.

I wish I could make you happy. Keşke seni mutlu edebilsem.

Wish Clause + Main Clause (Could have + V3) : Geçmişte yapamadığımız şeyler için pişmanlığımızı belirtirken main clause could have + V3 yapısıyla kullanılır.

I wish I could have won the lottery. Keşke piyangoyu kazanabilseydim.

I wish you could have told me. Keşke bana söyleyebilseydin.

I wish I could have been honest to you. Keşke sana karşı dürüst olabilseydim.

Wish Clause + Main Clause (Would + V1) : İçinde bulunulan şartlardan hoşnut olmama ve gelecekte şartların değişmesini arzuladığımızı ifade etmek için main clause would ile kullanılır. Burada dikkat etmemiz gereken husus ; dileği dileyen kişinin eylemle bir ilgisi yoktur. Kendisinin dilemek dışında yapabileceği her hangi bir şey yoktur. Sadece bir başkasının bir şey yapmasını dilemiştir. Bu nedenle main clause’da would ile I ve we özneleri kullanılmazlar. Aynı zamanda sözü söyleyen kişinin dileğinin gerçekleşeceğine dair bir umudu yoktur.

I wish it would stop raining. Keşke, yağmur dursa.

I wish he would find me. Keşke, beni bulabilse.

I wish you would pass the exam. Keşke, sınavı geçebilsen.

I wish somebody would help us. Keşke, biri bize yardım etse.

I wish you wouldn’t eat so fast. Keşke bu kadar hızlı yemek yemesen.

What is the difference between wish and hope ?

Wish dilemek, hope umut etmektir. İkisi çoğu zaman birbirlerinin yerine kullanılabilir fakat umut etmek ve dilemek arasında fark vardır. Gelecekte olması mümkün olan şeylerle ilgili genelde hope kullanılır.

I wish I could pass the exam. Sınavı geçebilmeyi dilerdim.

Sınavı geçebileceğime dair bir umudum yok.

I hope I will pass the exam. Umarım, sınavı geçerim.

Sınavı geçeceğime dair bir umut var.

I wish you were coming here tomorrow. Keşke yarın buraya geliyor olsaydın.

Yarın buraya gelmeyeceği belli, olmayacak bir şeyin nasıl olması gerektiğine dair bir arzu.

I hope you will come here tomorrow. Umarım, yarın gelirsin.

Şu anda yarın gelip gelmeyeceğine dair net bir işaret yok, dolayısıyla halen umut var.

Use wish as a verb (Fiil olarak kullanımı)

This was the inspector’s first visit; he wished to display his authority. Bu müfettişin ilk ziyaretiydi ; otoritesini sergilemek istedi.

They wished to carry him to the shore. Onu kıyıya taşımak istediler.

I do not wish anyone to stay with me. Kimsenin benimle kalmasını istemiyorum.

%d blogcu bunu beğendi: