Modals : Can

CAN:

Can İngilizcede çok sık kıllanılan bir kiptir. Türkçede karşılığı ..ebilmek ekidir. Can geniş zamanda, yeteneklerimizden, gerçekleşmesi muhtemel eylemlerden, olasılıklardan, izin ve müsaadelerden bahsederken, soru halinde ise istek ve ricalarımızı bildirirken kullanılır. İngilizcede izin ve Müsaadelerimizi daha naif bir şekilde bildirmek için may kipi kullanılır. Soru halindeki istek ve ricalarımızı daha nazik bir biçimde bildirmek için can kipinin geçmiş hali olan could kullanılır. May kipini sonraki derslerimizde ayrıntılı bir şekilde inceleyeceğiz. İngilizcede geniş zaman halinde kullanılmasına rağmen Türkçede can kipinin kullanıldığı durumlarda geniş zaman veya şimdiki zaman kullanılabilir. Veya Türkçede her iki zamanda kullanılarak aynı anlam elde edilebilir.

Can cümlede özneden sonra yer alır ve kendisinden sonra daima fiiller yalın halde bulunur. Olumsuz cümlelerde kendisinden sonra not alır. Can not, kısaltılmış hali can’t. Soru cümlelerinde ise özne ile yer değiştirerek cümlenin başına gelir.

We can imagine. Hayal edebiliriz. Hayal edebiliyoruz.

We can’t imagine. Hayal edemeyiz. Hayal edemiyoruz.

Can we imagine ? Hayal ediyor muyuz ? Hayal edebiliyor muyuz ?

Can’t we imagine ? Hayal edemiyor muyuz ?

Can kullanımı :

– Ability : Can yeteneklerimizden bahsederken kullanılır. Olumsuz halde kullanıldığında o konuda yeteneksiz veya beceriksiz olduğumuz anlamı verir. Soru halinde ise izin ve rica anlamı verebilir.

I can do that. Bunu yapabilirim. Türkçeye ‘bunu yapabiliyorum’ olarak çevirirsek eylemi o anda yapmaya gönüllü olmadığımız gibi bir anlam çıkabileceğinden bu durumu yalnızca geniş zamanda çevirebiliriz. Peki gerçekten böyle bir anlam vermek isteseydik. ‘I am able to do that’ dememiz gerekecekti. Be able to can kipine benzer bir kiptir fakat bütün zamanlara göre çekimlenebilir, diyelim ve gerisini sonraki derslerimize bırakalım.

I can’t do that. Bunu yapamam.

Can I do that ? Bunu yapabilir miyim ?

Can’t I do that ? Bunu yapamaz mıyım ?

I can speak english. İngilizce konuşabilirim.

I can’t swim. Yüzemem.

I can grill. Izagara yapabilirim.

I can kiss away the pain. Acıyı öperek geçirebilirim.

Can I hug you ? Sana sarılabilir miyim ?

– Possibility : Can olasılıklardan bahsederken kullanılır.

We can know each other more. Birbirimizi daha yakından tanıyabiliriz.

He can hand over me the film coprights. Filmin telif haklarını bana devredebilir.

I can kiss away the pain. Acıyı öperek geçirebilirim.

I can’t meet you at 5:00 pm. I can meet you at 6:00 pm. Seninle akşam 5’de buluşamam. Akşam seninle akşam 6’da buluşabiliriz.

I can conquer the world with the strenght of the truth. Gerçeğin gücüyle dünyayı fethedebilirim.

Life is like coins. You can spend as you wish but only once. Hayat bozuk para gibidir. Dilediğince harcayabilirsin ama sadece bir kez.

– Permission : Can izin verirken ve Müsaade ederken kullanılabilir fakat resmi dilde can yerine may kullanımı daha yaygındır. Olumsuz cümlelerde ise yasak veya Müsaade etmeme anlamına gelir.

You can go out. Dışarı çıkabilirsin.

You can’t park the car here. Arabanı buraya park edemezsin..

You can wear my sweater. Benim kazağımı giyebilirsin.

You can talk to me so how you want. Benimle nasıl istersen öyle konuşabilirsin.

Soldiers can’t go to their wards. Askerler koğuşlarına gidemezler.

– Request : Can soru halinde istek, ve ricalarımızı bildirmede kullanılabilir. İstek ve ricalarımızı bildirirken can kipinin geçmiş zaman hali olan could kullanımı daha nazik bir ifade sayılır bu nedenle kullanımı daha yaygındır.

Can I help you ? Sana yardım edebilir miyim ?

Can you give me that book ? Bana şu kitabı verebilir misin ?

Can I ask you a question ? Sana bir soru sorabilir miyim ?

Can you speak english ? İngilizce konuşabilir misiniz ?

Can we be friends ? Arkadaş olabilir miyiz ?

%d blogcu bunu beğendi: