Modals : Could

Could :

Could İngilizcede can kipinin geçmiş zaman halidir. İngilizcede could kipi Türkçedeki, ..ebilirdi ekinin karşılığıdır. Can kipi sadece iki formda kullanılır ; Can, geniş zaman (simple present tense), could, geçmiş zaman (simple past tense). Geçmiş zamandaki olasılıklardan bahsederken kullanılır. Geçmiş zamanda bir süre devam etmiş becerilerimiz ve yeteneklerimizden bahsederken kullanılır. Bir kereye mahsus beceriye bağlı olarak gerçekleşen eylemler için be able to ve managed to kalıpları kullanılır. Ancak soru ve olumsuz cümlelerde eylem bir kereye mahsus olsada could kullanılabilir. Duyularla algıladıklarımızı ifade eden fiiller bir kereye mahsus olsa dahi be able to, managed to ve could kullanılabilir. Bu fiillerden en çok kullanılanları : feel, hear, see, smell, taste, remember vs. bu fiiller ayrıntılı olarak non-progressive dersimizde anlatılmıştır. Soru halindeki istek ve ricalarımızı daha nazik bir şekilde dile getirmek için can yerine could tercih edilir.

Could cümle içinde özneden sonra yer alır ve kendisinden sonra fiil yalın halde gelir. Olumsuz cümlelerde kendisinden sonra not alır. Could not, kısaltılmış hali couldn’t. Soru cümlelerinde ise özne ile yer değiştirerek cümlenin başına getirilir.

Could kullanımı :

– Ability : Geçmişteki genel yeteneklerimizden bahsederken kullanılır. Olumsuz halde kullanıldığında geçmişte o konuda yeteneksiz olduğumuz anlamını verir. Soru halinde ise resmi dilde veya daha nazik bir şekilde izin ve rica talep ederken can yerine kullanılır.

I could untie handcuffs in the past. Geçmişte kelepçeleri çözebilirdim.

You couldn’t run along the river. Sen nehir boyunca koşamazdın.

When I was a young boy. I couldn’t sleep. Genç bir çocukken, uyuyamazdım.

Could you read novel ? Roman okuyabilir miydin?

– Possibility : Could geçmişte ki olasılıklardan bahsederken kullanılır.

We could be friends. Arkadaş olabilirdik.

He drove so fast that he could crash. O kadar hızlı araba kullanırdı ki, kaza yapabilirdi.

The weather was very rainy so He couldn’t come here. Hava çok yağmurluydu, bu nedenle,o buraya gelemezdi.

You could be right but I didn’t trust you. Haklı olabilirdin ama sana güvenmedim.

– Perceived : Could duyularla algıladıklarımızı ifade eden fiillerle eylem bir kereye mahsus olsa dahi be able to, managed to ve could kullanılabilir.

İt was a very beautiful museum, finally I could see it. Çok güzel bir müzeydi, sonunda onu görebildim.

I could understand that I loved her. Onu sevdiğimi anlayabilmiştim.

He was speaking a low voice but I could hear him. Düşük sesle konuşuyordu ama onu duyabilmiştim.

– Request : Could soru halinde istek ve ricalarımızı nazik bir şekilde bildirmemiz için kullanılır. Türkçeye çevirirken geçmiş zaman kullanırsak anlam değişikliğe uğrar bu nedenle could ile yapılan soru cümlelerini Türkçeye geniş zamanda çevirmemiz gerekir.

Could you help me ? Bana yardım edebilir misin ?

Could I see the menu ? Menüyü görebilir miyim ?

Could I tell you the truth about him ? Sana onun hakkındaki gerçeği söyleyebilir miyim ?

Could we join to your atheneum ? Sizin fen kulübüne katılabilir miyiz ?

– Could have + V3 : Geçmişte gerçekleşmesi mümkün olduğu halde, gerçekleşmeyen eylemler için kullanılır. Could have kipinin ardından fiilerin Verb3 hali geldiğine dikkat edelim.

I could have won the lottery but I didn’t get a ticket. Piyangoyu kazanabilirdim ama bilet almadım.

You could have told me. Bana söyleyebilirdin.

I could have done but I didn’t. Yapabilirdim ama yapmadım.

I could have been honest to you. Sana karşı dürüst olabilirdim.

%d blogcu bunu beğendi: