Modals : Would

Would :

İngilizcede would kipi will ve going to gelecek zaman kipinin geçmiş zaman hali olarak kullanılır ancak aralarındaki farklara sonraki derslerimizde değineceğiz. Bu dersimizde değineceğimiz konular : would like kalıbı, geçmişteki alışkanlıklarımızı anlatırken would kullanımı, kibarca istek ve ricada bulunurken would kullanımı, oluşmayan şartlar nedeniyle gelecekte yapılamayacak planlar ve hayallerden bahsedilirken yani şart cümlelerinde would kullanımı.

İngilizcede, would ile kurulan olumlu cümlerlerde would kipi diğer yardımcı fiiller gibi özneden sonra gelir ve kendisinden sonra gelen fiil yalın halde bulunur. Would kısaltılmış hali ‘d Would ile olumsuz bir cümle yapmak için would kipinin yanına not getirilir. Would not kısaltımış hali wouldn’t. Would ile soru cümlesi yaparken would ile özne yer değiştirerek would cümlenin başına getirilir.

Would kullanımı :

1- Would like

Would like kalıbı, İngilizcede want-istemek fiiliyle aynı anlama gelmekle beraber isteklerimizi, ricalarımızı, tekliflerimizi daha nazik bir şekilde karşı tarafa aktarmamızı sağlar. Would like kalıbı en çok sipariş alıp, sipariş verirken kullanılır. Would like kalıbından sonra fiil gelecekse fiil mastar haliyle getirilir. Yani fiil to mastar önekiyle cümlede yer bulur. Nedeni ise would like kalıbının kendisi istemek anlamında bir fiile karşılık gelir, word order dersimizde, cümlede ikinci bir fiil kullanılacaksa, ikinci fiilimiz mastar haliyle cümlede yer bulur, demiştik.

Would like olumlu cümle : özne + would like

Would like olumsuz cümle : özne + wouldn’t like

Would like soru cümlesi : would + özne + like

What do you want ? Ne istersin ? İngilizcede duruma göre kaba bir tabir olarak alıgılanabilir. İşin aslı Türkçede biz, Ne istiyorsun ? sorusunu kullandığımızda yerine göre şöyle algılanabilir ; Ne istiyorsun ya ? Ne istiyorsun lan ? vb. İngilizcede de yerine göre böyle algılanabilir bir soru cümlesidir. Tabiki her durumda böyle algılanmaz. İkisi arasındaki farka Türkçede olduğu gibi yaklaşabilirsiniz.

What would you like ? Ne alırdınız ?

I’d like a cup of tea. Bir fincan çay alabilirmiyim.

Would you like cologne ? Kolonya alır mıydınız ?

Yes, I’d like. Evet, isterim.

Yes, I’d like cologne. Evet, kolonya isterim.

Yes, please. Evet, lütfen.

No, thanks. Hayır, teşekkürler.

Would you like coffee or tea ? Kahve veya çay alır mıydınız ?

Tea, please. Çay, lütfen.

It is too hot. I would like water. Çok sıcak. Su istiyorum.

– Would like + to verb

Would you like to go for a picnik with me tomorrow ? Yarın benimle pikniğe gitmek ister misin ?

Yes, I’d like to. Evet, isterim.

Yes, I’d like to go for a picnic with you tomorrow. Evet, seninle yarın pikniğe gitmek isterim.

What would you like to do tonight ? Bu akşam ne yapmak istersin ?

I would like to go to the cinema tonight. Bu akşam sinemaya gitmek isterim.

2- Geçmişteki alışkanlıklarımızı anlatırken would kullanımı

When I was a child, I would accumulate crown cap. Ben çocukken, gazoz kapağı biriktirirdim.

When I was in the Samsun, I would study a lot. Ben Samsundayken çok ders çalışırdım.

When I was in the university. I would travel a lot. Ben üniversitedeyken, çok gezerdim.

3- Şart cümlelerinde would kullanımı

Şart cümlelerinde would ile, gerçekleşmeyen şartlar nedeniyle, gerçekleşmeyen olaylar anlatılır.

If they were smarter, They would make a lot of money. Eğer onlar daha akıllı olsalardı, çok para kazanırlardı.

If we went go to England, we would learn English. Eğer İngiltereye gitseydik, İngilizce öğrenirdik.

Bu cümlelerde şu an içinde bulunulan durumun tersi olsaydı, yapılabilecek eylemlerden bahsedilir. Bu eylemlerin gerçekleşmesi artık mümkün değildir. Bu cümleler hayal kırıklığı, burukluk içerir.

If my mother were alive, we would go to the riverside. Eğer annem yaşasaydı, nehir kenarına giderdik.

Tavsiye verirken şart cümleleriyle would kullanabiliriz.

If I were you, I would study hard. Eğer senin yerinde olsaydım, çok ders çalışırdım.

4- Kibarca bir şey istemek veya ricada bulunmak için would kullanımı

Would you please open the window ? Lütfen, pencereyi açabilir misin ?

No, I wouldn’t because I can’t reach the window. Hayır, yapamam çünkü pencereye uzanamıyorum.

Would you go to the grocer ? Bakkala gidebilir misin ?

Yes, I would go to the grocer. Evet, bakkala gidebilirim.

Would you help me ? Bana yardım edebilir misin ?

Only god may help you. Sana sadece allah yardım edebilir.

5- Hayallerimizden bahsederken would kullanımı

Bu arzu ve istekler genelde gerçekleşmemiş ve bundan sonrada gerçekleşmesi zor olan durumlardır. Gerçek olmayan durumları hayal ederken would kullanılır. Bu durumlarda anlamı want ile benzer.

I would buy a new house. Yeni bir ev almayı isterdim. Yeni bir ev almayı isterim.

She would live in Istanbul. O istanbulda yaşamayı isterdi. O istanbulda yaşamak istiyor.

6- Would love – Would mind

Would love : would like ile aynı anlamda ve aynı kullanım kurallarına tabiidir. Günlük konuşma dilinde kullanılırken daha fazla nezaket içerim. Örneğin olarak ; Birisi size çıkma teklif etti. Çıkmak istemiyorsunuz ama karşıdakinin kalbinide kırmak istemiyorsunuz. Böyle bir durumda reddetme cümlesini kurarken çok daha fazla nezaket içermesi gerektiğini düşünürsünüz. Ya da yıllardır aşık olduğuz birisi çıkma teklif etti bu durumda çok heyecanlandınız, her şeyden daha çok istediğinizi anlatmak istediğinizde would like yerine would love kullanabilirsiniz fakat bu çok ince bir nüans sesinizin tonu, vucut diliniz her iki kullanımda da aynı etkiyi verebilir. Bu nedenle hangisini tercih ettiğinizin pek bir önemi yoktur.

Would you like to go to the cinema with me ? Benimle sinemaya gitmek ister misin ?

I would love to but I have a boyfriend. İsterdim ama benim bir erkek arkadaşım var.

Yes, I would love to. Evet çok isterim.

Would … mind

Bir eylemi yapmadan önce o eylemden etkilenecek başka birileri varsa o kişilerin onayını almak için kullanılır. Türkçe karşılığı sakıncası yoksa. Burada dikkat edilecek hususlar, eylemi yapan kişinin soruyu soran kişinin kendisi olduğu ve cevap verirken yes ile cevap verirseniz, evet sakıncası var anlamına geldiğini, no ile cevap verirseniz hayır sakıncası yok anlamına geldiğini bilmeniz gerekmektedir. Yani eyleme onay verecekseniz no ile onay vermeyecekseniz yes ile cevap veriniz. Son olarak yapılması planlanan eylem geçmiş zamana göre çekimlenmelidir. Fakat Türkçeye çevirirken geniş zaman veya gelecek zaman kullanılır.

Would you mind if I + simple past tense(translate to turkish :we can use simple present or simple future)

Would you mind if I opened the window ? Pencereyi açmamın sizce sakıncası var mı ?

No, of course not. Hayır, tabiki yok.

Yes, you didn’t. Evet, açmayın.

Would you mind if I came to you ? Sana gelmemde bir sakınca var mı ?

No, of course not. Hayır, tabiiki yok.

I would rather you didn’t. Gelmemeni tercih ederim.

%d blogcu bunu beğendi: