Past Continuous Tense

Past continuous tense Türkçede geçmişte yaşanmış şimdiki zamanın hikayesi olarak olarak karşılık bulur. Geçmişte belirli bir süre devam etmiş eylemleri anlatmak için kullanılır. Bu tensimizi daha iyi anlamanız için tablolarımızı present continuous, simple past ve past continuous tenselerin karşılaştırılmış hallerini görmeniz için hazırladık.

Past continuous tense kullanımı Türkçede ki şimdiki zamanın hikayesiyle ufak farklılıklar dışında hemen hemen aynıdır. Bu farklılıklardan dersimizde bahsedeceğiz.

Past Continuous Tense Past Continuous Tense Past Continuous Tense
I was going Ben gidiyordum I wasn’t going Ben gitmiyordum Was I going ? Ben gidiyor muydum ?
You were going Sen gidiyordun You weren’t going Sen gitmiyordun Were you going ? Sen gidiyor muydun ?
He was going O gidiyordu He wasn’t going O gitmiyordu Was he going ? O gidiyor muydu ?
She was going O gidiyordu She wasn’t going O gitmiyordu Was she going ? O gidiyor muydu ?
It was going O gidiyordu It wasn’t going O gitmiyordu Was it going ? O gidiyor muydu ?
We were going Biz gidiyorduk We weren’t going Biz gitmiyorduk Were we going ? Biz gidiyor muyduk ?
You were going Siz gidiyordunuz You weren’t going Siz gitmiyordunuz Were you going ? Siz gidiyor muydunuz ?
They were going Onlar gidiyorlardı They weren’t going Onlar gitmiyorlardı Were they going ? Onlar gidiyorlar mıydı ?

Olumlu Cümle :

Daha iyi anlamanız için Go düzensiz fiili kullanacağız.

Present Continuous Simple Past Tense Past Continuous Tense
I am going Ben gidiyorum I went Ben gittim I was going Ben gidiyordum
You are going Sen gidiyorsun You went Sen gittin You were going Sen gidiyordun
He is going O gidiyor He went O gitti He was going O gidiyordu
She is going O gidiyor She went O gitti She was going O gidiyordu
It is going O gidiyor It went O gitti It was going O gidiyordu
We are going Biz gidiyoruz We went Biz gittik We were going Biz gidiyorduk
You are going Siz

gidiyorsunuz

You went Siz gittiniz You were going Siz gidiyordunuz
They are going Onlar gidiyorlar They went Onlar gittiler They were going Onlar gidiyorlardı

Tablomuza baktığımızda olumlu cümle yapılarında şimdiki zamanın am, is, are + Ving şeklinde olduğunu geçmiş zamanın ise V2 halinde kullanıldığını öğrenmiştik. V2’nin düzenli fiillere ed takısı getirilerek düzensiz fiillerde ise herhangi bir kuraldan bağımsız olarak elde edildiğini biliyoruz. Burada kullandığımız go fiilininde görüldüğü üzere V2 hali düzensizdir.

Past Continuos Tense olumlu bir cümle elde etmek için cümlenin hem geçmiş hem de şimdiki zaman öğelerini içermesi gerekmektedir. Tablomuza baktığımızda olayın geçmişte yaşandığını ifade etmek için to be yardımcı fiilinin geçmiş zaman hali olan was, were kullanıldığını görüyoruz. Burada was, were daha önce gördüğümüz kurallar çerçevesinde tekil öznelerle was çoğul öznelerle were kullanılır. Geçmişte yaşanmış bu olayı hikayeleştirmek için ise fiilimizi Ving halinde kullanırız, yani fiilimize ing eki getirilerek past continuous tense yapısı tamamlanmış olur.

The children were playing in the garden. Çocuklar bahçede oynuyorlardı.

Sevda was walking in the park at seven o’clock. Sevda saat yedi de parkta yürüyordu.

We were drinking tea last night. Biz dün akşam çay içiyorduk.

When you came. I was working. Siz geldiğinizde ben çalışıyordum.

We were returning while you were coming. Siz gelirken biz dönüyorduk.

Olumsuz Cümle :

Present Continuous Simple Past Tense Past Continuous Tense
I am not going Ben gitmiyorum I didn’t go Ben gitmedim I wasn’t going Ben gitmiyordum
You are not going Sen gitmiyorsun You didn’t go Sen gitmedin You weren’t going Sen gitmiyordun
He is not going O gitmiyor He didn’t go O gitmedi He wasn’t going O gitmiyordu
She is not going O gitmiyor She didn’t go O gitmedi She wasn’t going O gitmiyordu
It is not going O gitmiyor It didn’t go O gitmedi It wasn’t going O gitmiyordu
We are not going Biz gitmiyoruz We didn’t go Biz gitmedik We weren’t going Biz gitmiyorduk
You are not going Siz

gitmiyorsunuz

You didn’t go Siz gitmediniz You weren’t going Siz gitmiyordunuz
They are not going Onlar gitmiyorlar They didn’t go Onlar gitmediler They weren’t going Onlar gitmiyorlardı

Past continuous tense olumsuz cümleleri was, were yardımcı fiillerine not eklenmek suretiyle yapılır. Was, were not ile kullanıldığında wasn’t, weren’t olarak kullanılırlar. Fiilimizdeki ing takısı kullanılmaya devam edilir.

I wasn’t going any where. Hiçbir yere gitmiyordum.

Then I wasn’t studying every day. O zamanlar her gün ders çalışmıyordum.

My father wasn’t wondering anything. Babam hiçbir şeyi merak etmiyordu.

In the past politicians weren’t using so much hate speech. Geçmişte siyasetçiler bu kadar nefret söylemi kullanmıyorlardı.

It wasn’t raining very much in winter. Kışın çok yağmur yağmıyordu.

Soru Cümlesi :

Present Continuous Simple Past Tense Past Continuous Tense
Am I going ? Ben gidiyor muyum ? Did I go ? Ben gittim mi ? Was I going ? Ben gidiyor muydum ?
Are you going ? Sen gidiyor musun ? Did you go ? Sen gittin mi ? Were you going ? Sen gidiyor muydun ?
Is he going ? O gidiyor mu ? Did he go ? O gitti mi ? Was he going ? O gidiyor muydu ?
Is she going ? O gidiyor mu ? Did she go ? O gitti mi ? Was she going ? O gidiyor muydu ?
Is it going ? O gidiyor mu ? Did it go ? O gitti mi ? Was it going ? O gidiyor muydu ?
Are we going ? Biz gidiyor muyuz ? Did we go ? Biz gittik mi ? Were we going ? Biz gidiyor muyduk ?
Are you going ? Siz gidiyor musunuz ? Did you go ? Siz gittiniz mi ? Were you going ? Siz gidiyor muydunuz ?
Are they going ? Onlar gidiyorlar mı ? Did they go ? Onlar gittiler mi ? Were they going ? Onlar gidiyorlar mıydı ?

Past continuos tense soru cümleleri was, were yardımcı fiilleri cümlenin başına getirilerek yapılır. Fiilimizdeki ing takısı kullanılmaya devam edilir.

Were the children playing football ? Çocuklar futbol oynuyorlar mıydı ?

Were you working in university ? Sen üniversitede çalışıyor muydun ?

Was Ahmet coming here ? Ahmet buraya geliyor muydu ?

Were they ever talking about that ? Onlar hiç bunun hakkında konuşuyorlar mıydı ?

Was Ayşe snoring ? Ayşe horluyor muydu ?

Olumsuz soru cümlesi :

Past Continuous Tense
Wasn’t I going ? Ben gitmiyor muydum ?
Weren’t you going ? Sen gitmiyor muydun ?
Wasn’t he going ? O gitmiyor muydu ?
Wasn’t she going ? O gitmiyor muydu ?
Wasn’t it going ? O gitmiyor muydu ?
Weren’t we going ? Biz gitmiyor muyduk ?
Weren’t you going ? Siz gitmiyor muydunuz ?
Weren’t they going ? Onlar gitmiyorlar mıydı ?

Past continuous tense olumsuz soru cümleri wasn’t, weren’t olumsuzluk ekleri cümlenin başına getirilerek yapılır ve fiilimiz ing takısıyla kullanılır.

weren’t you opening the windows ? Pencereleri açmıyor muydunuz ?

Wasn’t the man loving you ? Adam seni sevmiyor muydu ?

Weren’t they buying the books ? Onlar kitapları almıyorlar mıydı ?

Wasn’t Mehmet trying to read the books ? Mehmet kitapları okumaya çalışmıyor muydu ?

Wasn’t it leaving the house ? Evi terk etmiyor muydu ?

Past Continuous Tense kullanımı :

1- Geçmişte ne kadar süre devam ettiği önemli olmaksızın ; geçmişte başlamış, belirli bir süre devam etmiş ve bitmiş eylemlerden bahsederken kullanılır.

In the morning I was running in the gymnasium. Sabahları spor salonunda koşuyordum.

I was missing the spring that never came. Hiç gelmeyen baharı özlüyordum.

I was hearing noises maybe who knows those voises were the sounds of never ending longing. Kim bilir belki de o sesler hiç bitmeyen hasretin sesleriydi.

It was a cold winter day again. This time I was crying. Yine soğuk bir kış günüydü. Bu sefer ağlıyordum.

I was watching boundless horizon. Sınırsız ufku izliyordum.

2- Geşmişte aynı anda gerçekleşen eylemleri anlatmak için kullanılır.

Then someone was calling to me. I was trying to figure out who it was. Sonra birisi bana sesleniyordu. Ben onun kim olduğunu anlamaya çalışıyordum.

I was standing but she was running to me. Ben ayakta duruyordum fakat o bana koşuyordu.

And then I was running to her. She was saying ‘I love you’. Ve sonra ben ona koşuyordum o bana ‘seni seviyorum’ diyordu.

3- Past continuous tense Present continuous tense gibi non-progressive verbs ile kullanılmazlar.

I hated him but I was talking to him. Ondan nefret ediyordum fakat onunla konuşuyordum.

Görüldüğü üzere I was hating him olarak kullanamayız fakat çevirirken tıpkı past continuous tense gibi çeviririz. Çeviri yaparken aynı formda çevirmemize rağmen ingilizce kullanımda hate fiilini past continuous formda kullanamayız.

4- Past continuous tense zaman ifadeleri : Last, ago, for, yesterday, this time, in the past, in winter vb. Past tense zaman ifadelerini past continuous tense ile kullanabiliriz.

İn the past we hadn’t electric in the house. Geçmişte evimizde elektrik yoktu.

I was coming to you yesterday. Dün sana geliyordum.

5- When kullanımı :

a- when + simple past + past continuous

– ingilizcede, geçmişte bir eylem devam etmekteyken bu esnada başka bir eylem daha olursa, devam etmekte olan eylem geçmişte devamlı hal yani past continuous yapıda diğer eylem ise when bağlacı ve geçmiş zaman kipiyle anlatılır. When zaman anlamında bağlaç olarak kullanılır ve olayın gerçekleştiği zamanı belirtir.

We were watching television when you came. Siz geldiğinizde biz televizyon izliyorduk.

Veya ; Siz geldiğiniz zaman biz televizyon izliyorduk.

– When bağlacı ile bağlanan cümle ile diğeri yer değiştirebilir anlam bakımında bir fark bulunmamaktadır.

When you came, we were watching television. Siz geldiğiniz zaman biz televizyon izliyorduk.

b- when + simple past + simple past

– When geçmişte arka arkaya yapılmış eylemleri anlatmak için kullanılır bu durumda iki cümlede simple past tense kullanılır.

When I went there, I saw him. Oraya gittiğimde onu gördüm.

Veya ; Oraya gittiğim zaman onu gördüm.

When I was a child we were running like crazy in the morning. Ben bir çocukken sabahları deli gibi koşuyorduk.

When I was angry, everyone was running away from me. Kızgın olduğum zaman herkes benden kaçıyordu.

She was very cold, when she came home. Eve geldiğinde, çok üşümüştü.

He was very happy, when he saw me. Beni gördüğünde çok mutlu oldu.

6- While kullanımı :

a- while + past continuous + simple past

– Temel cümledeki eylem sırasında devam eden başka bir eylemi anlatmak için kullanılır. Bu durumda while ile kurulan cümle past continuous tense temel cümle ise simple past tense olarak kullanılır. While sırasında, zamanda anlamı verir.

While I was playing football, my mother shouted me. Ben futbol oynadığım sırada annem bana bağırıyordu. Veya : Ben futbol oynarken annem bana bağırıyordu.

– While bağlacı ilk cümlede veya ikinci cümlede kullanılabilir. Anlamda bir değişiklik olmaz.

My mother shouted me while I was playing football. Ben futbol oynadığım sırada annem bana bağırıyordu. Veya : Ben futbol oynarken annem bana bağırıyordu.

b- while + simple past + simple past

– Aynı anda gerçekleşen eylemleri anlatmak için kullanılır. Her iki cümlede simple past tense ile kullanılır.

While I cooked the eggs, he cut tomatoes. Ben yumurtaları pişirirken, o domatesleri kesti.

c- while + past continuous + past continuous

– Aynı anda gerçekleşen eylemleri anlatırken bir yakınma söz konusuyken kullanılır.

While I was studying, he was listening to music. Ben ders çalışırken o müzik dinliyordu.

d- While yerine aynı anlamda kullanılan as gelebilir.

As you were laughing at your wedding, I was crying in a tavern. Sen düğününde gülüyorken ben bir meyhanede ağlıyordum.

%d blogcu bunu beğendi: