Simple Present Tense

Simple present tense Türkçe’de geniş zamanın karşılığıdır. Her zaman yapılan eylemleri, alışkanlıklarımızı, mesleklerimizi, değişmeyen durumları, kesinliği kanıtlanmış doğruları anlatırken kullanırız. Geçmişte başlayıp şuan devam eden muhtemelen gelecekte de devam edecek durumları anlatırken kullanırız.

Affirmative Olumlu Negative Olumsuz Question Soru
I want Ben isterim I don’t want Ben istemem Do I want ? İster miyim ?
He wants O ister He doesn’t want O istemez Does he want ? İster mi ?
She wants O ister She doesn’t want O istemez Does she want ? İster mi ?
It wants O ister It doesn’t want O istemez Does it want ? İster mi ?
We want Biz isteriz We don’t want Biz istemeyiz Do we want ? İster miyiz ?
You want Siz istersiniz You don’t want Siz istemezsiniz Do you want ? İster misiniz ?
They want Onlar isterler They don’t want Onlar istemezler Do they want ? İsterler mi ?

Geniş zaman olumlu cümle : İngilizce geniş zaman bir cümle kurmak için özne 3. tekil şahıs ( he, she, it ) olmamak şartıyla öznenin yanında fiil yalın halde kullanılır. Eğer öznemiz 3. tekil şahıs ise ; yani tek bir şahıs veya şeyi gösteriyorsa he, she, it veya Ahmet, Hatice, house, car vs. olabilir. Fiilimize s takısı eklenir.

Geniş zaman olumsuz cümle : Geniş zaman bir cümleyi olumsuz yapmak için do fiili yardımcı olarak kullanılır. Do yardımcı fiili not olumsuzluk kelimesiyle birleştirilerek don’t olarak fiilden önce kullanılır. Eğer özne 3. tekil sahıs ise tabloda görüldüğü gibi fiildeki s kalkar do ve not arasına eklenir. doesn’t olarak kullanılır. Do does olur ve not ile birleştirilir.

Daha önceki derslerimizde ingilizcede kelimelere s eki getirme kurallarını görmüştük. Bu konuda kafa karışıklığını önlemek için şu açıklamayı aklınızda tutunuz : çoğullarda s eki isimlere getirilir geniş zamanda ise fiillere, İngilizcede s ekinin tek görevi isimleri çoğul yapmak değildir. İngilizce kelimelere s ekleme kuralları ise aynıdır nedeni ise s eki kelimelere getirilirken hangi göreve getirildiğine bakılmaksızın, kurallar harf uyumuna göre uygulanır.

Geniş zaman soru cümlesi : Geniş zaman cümleleri soru haline getirmek için olumsuz halde olduğu gibi do fiilinden yardım alınır. Do yardımcı fiili cümlenin başına getirilir yine aynı şekilde 3. tekil şahıslarda do yardımcı fiili does halini alır ve fiilimiz bütün şahıslarda yalın halde olur.

Not : 3. tekil şahıs geniş zaman bir cümlede muhakkak s takısı kullanılır. Eğer yardımcı fiil kullanmadıysak s takısı fiile yardımcı fiil kullanıldıysak yardımcı fiile eklenir.

To be geniş zaman : Daha önce gördüğümüz to be fiilinin geniş zaman halinin am, is, are olduğunu görmüş ve bu konuyu ayrıntılı olarak işlemiştik. To be fiili geniş zamanın içinde önemli bir yapı olduğu için konuyu tekrar etmenizde fayda var.

geniş zaman kullanımı :

1- Alışkanlıklarımızı, hobilerimizi, günlük işlerimizi, sürekli tekrar eden eylemlerimizi ve mesleklerimizi anlatırken kullanırız.

I play football. Ben futbol oynarım.

You are a teacher. Sen bir öğretmensin.

He forgets to do his homework. O ödevlerini yapmayı unutur.

She doesn’t know anything. O hiçbir şey bilmiyor.

It eats meat. O et yer.

We don’t talk enough. Yeterince konuşmuyoruz.

Do you like tea ? Çay sever misiniz ?

Do they walk ? Onlar yürümezler mi ?

2- Değişmeyen durumlarda ve bilimsel olarak kanıtlanmış şeyleri anlatırken kullanırız.

Istanbul isn’t capital of turkey. İstanbul Türkiye’nin başkenti değildir.

But it is the biggest city of turkey. Ama o Türkiye’nin en büyük şehridir.

Water boils at 100 degrees. Su 100 derecede kaynar.

The dogs are loyal. Köpekler sadıktırlar.

Two plus two is four. İki artı iki dörttür.

3- Emir ve rica cümlelerinde kullanırız.

Give me a pencil. Bana bir kalem ver.

Please ! Give me a pencil. Lütfen bana bir kalem verirmisin.

4- Teklif sunarken kullanırız.

Do you want some coffee ? Biraz kahve ister misin ?

Do we play football ? Futbol oynayalım mı ?

Geniş zamanda kullanılan sıklık ve zaman zarfları :

always – daima : olumlu cümlelerde fiilden önce to be cümlelerinde to be den sonra gelir. Olumsuz cümlelerde olumsuzluk eki not tan sonra gelir. Almost always olarak kullanıldığında neredeyse daima anlamını verir.

I always think about you. Hep seni düşünüyorum.

I don’t always think about you. Hep seni düşünmüyorum.

I almost always think about you. Nerdeyse her zaman seni düşünüyorum.

I am always with you. Daima seninleyim.

usually – genellikle : olumlu cümlelerde fiilden önce to be cümlelerinde to be den sonra gelir. Olumsuz cümlelerde not tan öncede gelebilir sonrada. Cümlede vurguyu artırmak için cümle başında kullanılabilir.

You usually go to the beach. Genelde sahile gidersin.

You don’t usually go to the beach. Genelde sahile gitmezsin.

You usually don’t go to the beach. Genelde sahile gitmezsin.

Usually you go to the beach. Genelikle sahile gitmezsin.

sometimes – bazı zamanlarda, bazen : olumlu cümlelerde fiilden önce to be cümlelerinde to be den sonra gelir. Olumsuz cümlelerde olumsuzluk ekinden önce gelir. Tek bir istisnası vardır. Birinci tekil şahıs to be cümlelerinde am ile not arasına gelir. Cümlede vurguyu arttırmak için cümle başında kullanılabilir. Cümle sonunda da yer alabilir.

He sometimes reads newspaper. Bazen gazete okur.

He sometimes doesn’t read newspaper. Bazen gazete okumaz.

I am sometimes with you. Ben bazen seninleyim.

I am sometimes not with you. Ben bazen seninle değilim.

Sometimes he reads newspaper. O bazen gazete okur.

He reads newspaper sometimes. O gazete okur bazen.

often – sık sık : olumlu cümlelerde fiilden önce to be cümlelerinde to be den sonra gelir. Olumsuz cümlelerde not tan öncede gelebilir sonrada. Cümlede vurguyu artırmak için cümle başında kullanılabilir. Cümle sonunda da yer alabilir.

We often go away at weekends. Biz sık sık haftasonları alır başımızı gideriz.

We don’t often go away at weekends. Biz haftasonları sık sık çekip gitmeyiz.

We often don’t go away at weekends. Biz haftasonları sık sık çekip gitmeyiz.

Often we go away at weekends. Haftasonları sık sık alır başımızı gideriz.

We go away very often. Çok sık çekip gideriz.

we are often justified in believing a claim. Bir iddiaya inandığımızda sık sık haklı oluruz.

every – her : zaman zarfıdır. Every day, every month, every winter vb. şekilde kullanılır.

They are angry every day. Onlar her gün öfkeli.

She makes a frenzy every month. O her ay bir çılgınlık yapar.

rarely – nadiren : olumlu cümlelerde fiilden önce to be cümlelerinde to be den sonra gelir. Olumsuz cümlelerde kullanılmaz. Cümle sonunda yer alabilir.

I rarely drink coke. Ben nadiren kola içerim.

She is rarely happy. O nadiren mutlu olur.

Hakan is thirsty very rarely. Hakan çok nadir susar.

never – asla : olumlu cümlelerde fiilden önce to be cümlelerinde to be den sonra gelir. Olumsuz cümlelerde kullanılmaz. Ancak olumsuz anlam taşır. Olumlu veya olumsuz soru cümlelerinde yerini hiç anlamında olan ever alır. Almost never olarak kullanıldığında neredeyse hiç anlamını verir.

I never eat beans. Asla fasulye yemem.

That house is never ageless. O ev asla yaşlanmaz.

Do you ever cook ? Hiç yemek yapar mısın ?

No, I never cook. Hayır asla yemek yapmam.

Doesn’t she ever help you ? O sana hiç yardım etmiyor mu ?

No, she never help me. Hayır, o bana asla yardım etmez.

I almost never clean my house. Evimi neredeyse hiç temizlemem.

 

Example sentences :

Do we know each other ? Birbirimizi tanıyor muyuz ?

You don’t have to do that. Bunu yapmak zorunda değilsin.

You go out once in a month. Ayda bir kere dışarı çıkarsın.

We don’t go to the supermarkets. Süpermarketlere gitmeyiz.

Do not litter. Çöp atmayınız.

Don’t you speak english ? İngilizce konuşamıyor musun ?

Do you know him ? Onu tanıyor musun ?

Do you need somebody ? Birine ihtiyacın var mı ?

Does it hurt ? Acıtır mı ?

She buys a pair of shoes every week. Her hafta bir çift ayakkabı alır.

I don’t care anyone. Kimse umrumda değil.

We don’t buy the animals from pet shop. Biz hayvanları pet shopdan satın almayız.

Don’t you think ? Düşünmüyor musun ?

Use your mind. Aklını kullan.

Be brave. Cesur ol.

Move on. Harekete geç.

Everything starts with taking the first step. Herşey ilk adımla başlar.

Everything chages. Herşey değişir.

Become a new person. Yeni bir kişi ol.

İf you learn english. Eğer ingilizce öğrenirsen.

The world becomes a smaller place for you. Senin için dünya daha küçük bir yer olur.

You can do it. Sen bunu yapabilirsin.

%d blogcu bunu beğendi: