There is There are

There is, there are kalıbının var anlamına geldiği öğretilmektedir. There kelimesi ise tek başına kullanıldığında genelde orada kelimesiyle karşılık bulur. İngilizce öğrenirken kullandığımız her yapının türkçede tam olarak karşılığını bulamayabiliriz. There kullanımı da bu yapılardan bir tanesidir. Biz bu dersimizde daha çok there is there are kalıbıyla ilgileneceğiz.

There : belirli bir noktayı işaret etmektir. Türkçede genelde orada kelimesiyle belirli bir noktayı işaret ederiz.

They come from there. Onlar oradan gelirler.

There is/are :

Bir şeylerin var olduğunu veya var olabileceğini anlatmak için kullanılır. Daha derine inecek olursak ; bir şeylerin belirli bir noktada var olduğunu veya var olabileceğini anlatmak için kullanılır. Belirli bir noktadan kastedilen varlığı söz konusu olan şeyin bulunduğu yer, bulunduğu zaman veya kavramsal noktası yani bulunduğu konudur.

Somut şeylerin varlığından bahsederken kullanılır. Bu durumda bulunduğu yer veya zaman ya biliniyordur yada aynı cümle içinde verilecektir.

Soyut şeylerin varlığından bahsederken. Varlığı söz konusu olan soyut kavramın hangi konuda veya aşamada olduğu ya biliniyordur yada aynı cümle içinde verilecektir.

There is no hope. Umut yok. Biz veya bir başkası bu cümleyi kurduğunda konuşmacılar arasında umudun hangi konuda olmadığı biliniyor demektir. Bu kişiler hastasını bekleyen hasta yakınları olabilir. Savaşsız bir dünya isteyen hümanist bir grup da olabilir. Yada şirketleri iflas eden ortaklar olabilir.

there is, there are : bir şeyin var olduğunu belirtirken

there isn’t, there aren’t veya there is no there are no : bir şeyin var olmadığını belirtirken

is there, are there, isn’t there, aren’t there : bir şeyin var olup olmadığını sorarken kullanırız.

 

Olumlu cümle :

there is, there are : bir şeyin var olduğunu belirtirken

There is a radio on the table. Masanın üstünde bir radyo var.

there is an apple in the box. Kutunun içinde bir elma var.

there is a problem. Bir sorun var.

there is a lot of traffic. Çok trafik var.

there is a few doctors in your hospital. Senin hastanende bir kaç doktor var.

there is an airplane at 13:30. 13:30 da bir uçak var.

there are great ideas in my mind. Aklımda harika fikirler var.

there are some flowers in the garden. Bahçede birkaç çiçek var.

there are a lot of people here. Burada pek çok insan var.

there are a lot of restaurants. Çok sayıda restoran var.

there are twelve months in a year. Bir yılda on iki ay vardır.

Olumsuz cümle :

there isn’t, there aren’t veya there is no there are no : bir şeyin var olmadığını belirtirken

There isn’t water in the glass. Bardakta su yok.

There is not enough space. Yeterince alan yok.

There is no other way. Başka yolu yok.

There is not much to do. Yapılacak çok şey yok.

There is no constraints of amount of capital. Sermaye miktarında kısıtlama yoktur.

There are not any apples. Hiç elma yok.

There aren’t many books in this bookstore. Bu kitapçıda pek kitap yok.

There are no changes. Değişiklik yok.

There are no rules. Kural yok.

There are not more than two beers. İkiden fazla bira yok.

Soru cümlesi :

is there, are there, isn’t there, aren’t there : bir şeyin var olup olmadığını sorarken kullanırız.

Is there a window in this room ? Bu odada bir pencere var mı ?

Isn’t there a window in this room ? Bu odada bir pencere yok mu ?

Is there a bank near here ? Yakınlarda bir banka var mı ?

Isn’t there a bank near here ? Yakınlarda bir banka yok mu ?

Is there a way to prevent it ? Onu önlemenin bir yolu var mı ?

Isn’t there a way to prevent it ? Onu önlemenin bir yolu yok mu ?

Are there any eggs in the fridge ? Buzdolabında hiç yumurta var mı ?

Aren’t there any eggs in the fridge ? Buzdolabında hiç yumurta yok mu ?

Are there many stores in that street ? Şu sokakta çok mağaza var mı ?

aren’t there many stores in that street ? Şu sokakta çok mağaza yok mu ?

Are there not flowers in the garden ? Bahçede çiçekler yok mu ?

İs there not a flower in the garden ? Bahçede çiçek yok mu ?

there is/it is farkı

It is a walnut tree in Gulhane Park. O bir ceviz ağacı Gülhane parkında.

There is a walnut in Gulhane Park. Gülhane parkında bir ceviz ağacı var.

It is rainy today. Bugün hava yağmurlu.

There is a lot of rain outside. Dışarıda çok yağmur var.

aşağıdaki tablomuzda there is/are kalıbıyla ileride nerelerde karşılaşacağımızı görebilirsiniz.

There is Simple present tense There is a radio on the table Masanın üstünde bir radyo var
There are Simple present tense There are radios on the table Masanın üstünde radyolar var
There was Simple past tense There was a radio on the table Masanın üstünde bir radyo vardı
There were Simple past tense There were radios on the table Masanın üstünde radyolar vardı
There has been Present perfect tense There has been radio on the table Masanın üstünde bir radyo vardı ( hala var )
There have been Present perfect tense There have been radios on the table Masanın üstünde radyolar vardı ( hala var )
There will be Future tense There will be a radio on the table Masanın üstünde bir radyo olacak
%d blogcu bunu beğendi: