Too Enough

Too :

Too kelimesi sıfatlarla ve zarflarla kullanıldığı zaman aşırılık ifade eder. Türkçeye çevirilirken very ile birlikte çok olarak çevirilir. Fakat very miktar, derece veya ölçü anlamında çokluğu ifade ederken, too aşırılık anlamındaki çokluğu ifade eder. Very öğrenilirken Türkçesi çok olarak öğrenilmeli too ise genel kullanımın aksine Türkçesi aşırı derecede olarak öğrenilmelidir.

Too kullanıldığında sıfata olumsuz anlam yükler. Very hem olumlu hemde olumsuz anlamda kullanılabilir.

Not : very = çok / too = aşırı derecede / very ile too arasındaki ilişki Türkçede çok ile aşırı derecede arasındaki ilişkinin aynısıdır.

The weather is very cold. Hava çok soğuk.

The weather is too cold. Hava aşırı derecede soğuk. (dayanılamayacak kadar soğuk)

Bu şekilde öğrenirseniz too ile very arasında hiçbir karmaşa yaşamayacaksınız.

Too kullanımı :

1- too + adjective / adverb (sıfat veya zarf )

I can’t talk right now. I am too sick. Şuan konuşamam. Aşırı derecede hastayım.

Veya ; Şuan konuşamayacak kadar hastayım.

I am too tired. I can’t work. Aşırı derecede yorgunum. Çalışamam.

Veya ; Çalışamayacak kadar yorgunum.

2- too + adj / adv + for + somebody / something ( bir kişi veya bir şey )

This television is too big for a living room. Bu televizyon oturma odası için aşırı derecede büyük.

This room is too small for me. Bu oda benim için aşırı derecede küçük.

3- too + adj / adv + to + verb

The weather is too cold to go out. Hava dışarı çıkılamayacak derecede (kadar) soğuk.

Veya ; Hava dışarı çıkmak için aşırı derecede soğuk.

I am too tired to work. Çalışamayacak kadar yorgunum.

Veya ; Çalışmak için aşırı derecede yorgunum.

4- too + adj / adv + for + somebody + to + verb ( fiil )

This book is too diffuse for me to read. Bu kitap benim okuyabilmem için aşırı derecede dağınık.

Veya ; Bu kitap benim okuyamayacağım kadar dağınık.

These terms are too hard for me to accept. Bu şartlar benim kabul etmem için aşırı derecede zor.

Veya ; Bu şartlar benim kabul edemeyeceğim kadar zor.

5- too much / too many : too much sayılamayan isimlerle too many sayılabilen isimlerle kullanılır. Aşırı derecede çok anlamını verirler.

There is too much trash at home. Evde aşırı derecede çok çöp var.

There is too many cars in Istanbul. İstanbulda aşırı derecede çok araba var.

Enough :

Enough too’nun aksine sıfat veya zarfla kullanıldığında onlardan sonra gelir. Enough yeterlilik ifade eder. Türkçedeki karşılığı yeterli kelimesidir.

Enough kullanımı :

1- enough + noun (isim)

I haven’t got enough money. Yeterince param yok.

There is enough milk on the table. Masanın üstünde yeterince süt var.

Neyden bahsettiğimizi bildiğimiz durumlarda, enough kelimesini tek başına kullanabiliriz.

I haven’t got much money but there is enough to lend you. Fazla param yok ama sana borç verecek kadar var.

2- adjective / adverb + enough . Burada too ile farkına dikkat etmemiz gerekiyor. Gördüğünüz gibi enough sıfat/zarflardan sonra gelirken too sıfat/zarflardan önce gelir.

The road is long enough. Yol yeterince uzun.

My english isn’t good enough. İngilizcem yeterince iyi değil.

3- enough + for + somebody / something . İlk iki kullanımda gördüğümüz isim veya sıfat / zarfla kullanım kuralları uygulandıktan sonra for ile başlayan kalıp oluşturulur.

This victory is proud enough for us. Bu zafer bizim için yeterince gurur verici.

The rubber tyres aren’t durable enough for safari. Lastikler safari için yeterince dayanıklı değil.

4- enough + to + verb . İlk iki kullanımda gördüğümüz isim veya sıfat / zarfla kullanım kuralları uygulandıktan sonra to verb getirilir.

We haven’t got enough patience to achieve this. Bunu başarmak için yeterince sabrımız yok.

There’s not enough reason to insist. Israr etmek için yeterli sebep yok.

5- enough + for + somebody / something + to + verb ( fiil ) . İlk iki kullanımda gördüğümüz isim veya sıfat / zarfla kullanım kuralları uygulandıktan sonra for ile başlayan kalıp oluşturulur.

This love is strong enough for us to fight. Must die for love then love is love. Bu aşk savaşmamıza değecek kadar güçlü. Aşk için ölmeli aşk o zaman aşk.

Turkey is nice enough for all of us to be happy. Türkiye hepimizin mutlu olması için yeterince güzel.

Too / Enough karşılaştırmalı cümleler :

This computer is too slow for me. Bu bilgisayar benim için aşırı derecede yavaş.

This computer isn’t fast enough for me. Bu bilgisayar benim için yeterince hızlı değil.

The shirt is too big for me. Gömlek benim için aşırı derecede büyük.

The shirt isn’t big enough for me. Gömlek benim için yeterince büyük değil.

 

I am too tired. I can’t work. Aşırı derecede yorgunum. Çalışamam.

I am very tired. I can’t work. Çok yorgunum. Çalışamam.

I am very tired but I can work. Çok yorgunum ama çalışabilirim.

I am tired enough but I can work. Yeterince yorgunum ama çalışabilirim.

I am not tired enough. I can work. Yeterince yorgun değilim. Çalışabilirim.

I am not tired enough but I can’t work. Yeterince yorgun değilim ama çalışamam.

I haven’t got enough energy to work. Çalışacak kadar yeterli enerjim yok.

I am strong enough to work. Çalışmak için yeterince güçlüyüm.

I am not strong enough to work. Çalışmak için yeterince güçlü değilim.

%d blogcu bunu beğendi: