Imperatives

Imperatives

Do This / Don’t Do That / Let / Let’s

Emir Cümlesi : Emir cümleleri bildiğiniz üzere bir işin yapılmasını veya yapılmamasını emreden cümlelerdir. Bu dersimizde İngilizcede emir cümlelerinin nasıl oluşturulduğunu inceleyeceğiz.

– İngilizce en basit cümle yapısı, geniş zamanda ve özne + yüklem + nesne sırasıyla oluşur.

Subject(Özne) + Verb(Yüklem/Fiil) + Object(Nesne)

You go to the car. Sen arabaya gidersin.

– Emir cümleleri daima geniş zamanda oluşturulur. Yani fiil yalın haldedir.

– Cümlede özne bulunmaz.

– Emir cümleleri fiil ile başlar.

– Emir cümleleri yalnızca fiilden oluşabileceği gibi devamında cümlenin diğer öğeleride bulunabilir.

Subject(Özne) + Verb(Yüklem/Fiil) + Object(Nesne) (Geniş zaman) + …

You go to the car. Sen arabaya gidersin.

– Verb(Yüklem/Fiil) + Object(Nesne) + …

Go to the car. Arabaya git. (Net bir ifadedir. Yapı olarak bir emir cümlesidir. İki konuşmacıdan biri, diğerine yapılması gereken bir eylemi emirle bildiriyor.)

Sit down ! Otur !

Stand up ! Kalk !

Come here. Buraya gel.

Pass me the salt. Bana tuzu uzat.

Listen to the radio. Radyoyu dinle.

Do your homework. Ev ödevini yap.

Give me the pencil. Kalemi bana ver.

Give the pencil to me. Kalemi bana ver.

Give the pencil to him. Kalemi ona ver.

– Emir vereceğimiz kişi veya kişilerin dikkatini çekmek ve bizi dinlemesini sağlamak istersek, burada vereceğimiz nidayı özne ile karıştırmamamız gerekir.

You ! Go to the car. Sen arabaya git.

Mehmet ! Go to the car. Mehmet Arabaya git.

Everybody sit down ! Herkes otursun !

Somebody close the door. Biri kapıyı kapatsın.

– Emir cümlelerimizi daha nazik bir ifadeyle söylemek için cümlenin başına veya sonuna lütfen anlamına gelen please kelimesini getirebiliriz.

Hurry up, Please ! Acele et, lütfen !

Please ! Wait here. Lütfen ! Burada bekleyiniz.

Please ! Be careful. Lütfen ! Dikkatli ol.

Calm down, please ! Sakin ol, lütfen !

Open the window, Please ! Pencereyi açın, lütfen !

– Olumsuz emir cümlelerinde, cümlenin başına don’t ya da daha resmi ifadelerde do not getirilir.

Don’t look at me. Bana bakma.

Don’t go there. Oraya gitme.

Do not smoke ! Sigara içmeyin.

Don’t touch it ! Ona dokunma !

Don’t worry ! Endişelenme !

Don’t leave it on the table. Onu masanın üstüne bırakma.

– Emir cümlesi üçüncü şahıslar için kurulacaksa izin vermek anlamına gelen let fiili cümlenin en başına getirilir daha sonra emir hangi şahsa yöneldiyse object pronouns olarak getirilir en sonunda ise emredilen fiil gelir.

Let him go. Bırak gitsin / İzin ver gitsin / Gitmesine izin ver.

Let it out ! Bırak içinde kalmasın !

Let us begin. Hadi başlayalım.

Let them eat the cake. Bırak, pastayı yesinler.

Let me profit by it. Bu işten kar etmeme izin ver.

Don’t let me go. Gitmeme izin verme.

Don’t let me love you ! Seni sevmeme izin verme !

Don’t let him lose this. Onu kaybetmesine izin verme.

Don’t let us see another pain ! Başka bir acı daha görmemize izin verme !

– İnsanlardan, bizimle birşeyler yapmasını isteyeceğimiz zaman hadi anlamına gelen, let us’ın kısaltılmış hali olan let’s kullanılır. Türkçeye her zaman hadi olarak çevirmemize gerek yoktur. Aklımızda tutmanız gereken husus, sözü söyleyen kişinin eylemi birlikte yapma isteğinde olmasıdır.

Let’s be the first. Hadi ilk olalım.

Let’s watch the movie. Hadi filmi izleyelim.

Let’s do this again. Hadi bunu tekrar yapalım.

Let’s fly on the sky. Hadi gökyüzünde uçalım.

Let’s have the shutters up. Hadi kepenkleri kaldıralım.

Let’s not face it. Onunla yüzleşmeyelim.

Let’s not stay at home. Evde durmayalım.

Let’s not discuss this. Bunu tartışmayalım.

Let’s not work this weekend. Bu hafta sonu çalışmayalım.

%d blogcu bunu beğendi: