If Clause Type 2

3- Type 2 : If clause type 2 cümlelerde hayali arzular ifade edilmektedir. Yapılmak istenen şey için vakit olmasına rağmen içinde bulunulan şartlar nedeniyle yapılabilme ihtimali yok denecek kadar azdır. Type 2 cümlelerde, if’li cümle hayali veya şu anın gerçeklerine uymayan durumdan bahseder. Ana cümlede ise şartlarımız uygun olsaydı hangi eylemi gerçekleştirecek olduğumuz ifade edilir. Yapı olarak geçmiş zaman kullanılmasına rağmen ifade ettiği zaman dilimi şimdiki zaman veya geniş zamandır.

Yapılmak istenen bir eylem için henüz vaktimizin olduğu fakat o eylemi gerçekleştirecek şartlara sahip olmadığımız durumlarda type 2 kullanılır.

If I had money, I would buy this car. Param olsaydı, bu arabayı alırdım.

Bu cümlede görüyoruz paramız yok ama paramız olsaydı arabayı alabilirdik. Yapılmak istenen arabayı alma eylemi için vakit geçmiş değil, araba parası verildiği takdirde satın alınabilir durumda. If’li koşul cümlemizde paramız olmadığını belirttiğimize göre bu konuşma bizim için hayali bir konuşma.

Conditional Sentence With Tenses

If clause type 2 cümlelerde if’li cümlede simple past tense veya past continuous tense kullanılır.

a) If + Simple Past : Type 2 if’li cümleler past tense formunda kurulur. En çok kullanılan past tense formu ise simple past tensedir. If ile kurulan simple past tense cümleler if ile kullanıldığında varsayımsal bir hal alır. Yani if olmadan var olan durum if ile varolmamış varsayımsal bir duruma dönüşür.

You didn’t come back to me. Bana geri dönmedin. (Geri dönülmemiş)

If you didn’t come back to me. Sen bana geri dönemseydin. (Geri dönülmüş)

(If ile dönülmemiş olma ihtimali varsayımsal yani hayali bir nitelik kazanmış.)

If you didn’t come back to me, I couldn’t live. Eğer bana geri dönmeseydin, yaşayamazdım.

You gave her a pencil. Ona bir kalem verdin. (Eylem gerçekleşmiş.)

If you gave her a pencil. Ona bir kalem verseydin. (Eylem gerçekleşmemiş)

(If ile, eylem gerçekleşseydi nasıl bir sonuç elde edileceğine dair varsayımlar üretebiliriz.)

Maybe she would write something if you gave her a pencil. Eğer ona bir kalem verseydin belki birşeyler yazacaktı.

She did not win the championship for the school. Okul şampiyonluğunu kazanmadı. (Kazanamadı.)

If she did not win the championship for the school. Okul şampiyonluğunu kazanmasaydı. (Kazandı)

If ile, eğer kaybetseydi nasıl bir sonuçla karşılaşma ihtimali olacaktıya dair varsayımlar üretilir.)

She would forfeit their friendship forever if she did not win the championship for the school. Okul şanpiyonluğunu kazanmasaydı, arkadaşlarını sonsuza dek kaybedecekti.

b) If + Was/Were : To be fiilinin simple past tense formu olan was, were ile kurulan if’li cümlelerde bütün öznelerle were kullanılır. I, he, she, it zamirleri ile was kullanımı doğru bir kullanım değildir.

I were not so busy. Çok meşgul değildim.

If I were not so busy. Çok meşgul olmasaydım.

If I were not so busy, I would come with you. Çok meşgul olmasaydım, seninle gelecektim.

You were not a Flutterbudget. Titrek bir istifçi değildin.

If you were not a Flutterbudget. Eğer titrek bir istifçi olmasaydın.

If you were not a Flutterbudget, you wouldn’t worry. Eğer titrek bir istifçi olmasaydınız, endişelenmeyecektiniz.

They were late. Geç kaldılar.

If they were late. Geç kalmış olsalardı.

If they were late, I could never see them again. Eğer geç kalmış olsalardı, bir daha onları asla göremezdim.

c) If + Were to : If’li bir cümlede were to kullanımı mümkündür. Çok düşük ihtimalleri belirtmek için kullanılır. Türkçede ‘’hani olmaz ya, olursa’’ benzeri bir anlam katar. Were to ..mış, ..ecek olsaydı, olursa anlamı katar.

What could we do if he were to leave us! Bizi terk edecek olsaydı, ne yapardık.

If he were to find you, could you call me. Eğer seni bulacak olursa, beni arayabilir miydin ?

If I were to go, I would take you first. Eğer gitmiş olsaydım, ilk seni alacaktım.

d) If + Past Continuous Tense : Geçmişte belirli bir süre devam etmiş bir olayın tam tersinin olduğunu varsayımıyla if’li bir koşul cümlesi kurmak istersek past continuous tense kullanabiliriz.

If I were studying, I could get into university. Eğer ders çalışıyor olsaydım, üniversiteye girebilirdim.

If I was running in the gymnasium, I would get thin. Spor salonunda koşuyor olsaydım, zayıflayacaktım.

If someone was looking for me, I wouldn’t get lost. Birisi beni arıyor olsaydı, kaybolmazdım.

Conditional Sentence With Modals

a) If + Could/Had to : Type 2 koşul cümlelerinde modalsların geçmiş zaman hali olan could ve had to kullanabiliriz. Koşul cümlesine olasılık, yeterlilik anlamı katmak istersek could, zorunluluk, gereklilik anlamı katmak istersek had to kullanırız. Had to, olumsuz cümlelerde didn’t have to olarak kullanılır.

If I could untie handcuffs, I could run away. Kelepçeleri çözebilseydim, kaçabilirdim.

If I had to speak English, I would learn English. İngilizce konuşmak zorunda olsaydım, İngilizce öğrenecektim.

If I didn’t have to say, I wouldn’t say. Söylemek zorunda olmasaydım, söylemeyecektim.

b) If + Should : Type 2 if clause koşul cümlesinde should kullanımı, type 1’de olduğu gibi gerçekleşme ihtimali oldukça düşük olan durumları ifade etmek için kullanılır. Were to ile hemen hemen aynı anlamı ifade ederler. Türkçede bu anlamda, cümle başına getirilen olur ya, olmaz ya, hani oldu diyelim vb. İfadeler kullanılır.

What could we do if he should leave us! Bizi terk edecek olsaydı, ne yapardık.

If he should find you, could you call me. Eğer seni bulacak olursa, beni arayabilir miydin ?

If I should go, I would take you first. Eğer gitmiş olsaydım, ilk seni alacaktım.

Main Clause

If clause type 2 ana cümlede kast edilen şimdiki veya gelecek zamandır fakat yapı olarak geçmiş zaman formunda kullanılır.

a) Would/Could/Might + V1 : If type 2 ana cümlede would, could, might kipleri fiillerin 1. haliyle kullanılabilir. Ana cümlemiz bu yapıda kullanıldığında, koşul cümlemiz yani if’li yan cümlemiz conditional sentence type 2 formlarının hepsiyle kullanılabilir.

I would not dance with him if I were you. Sen yerinde olsaydım, onunla dans etmezdim.

That it could be the most shameful thing in the world if he did not keep it. Eğer onu tutmasaydı, bu dünyadaki en utanç verici şey olabilirdi.

If you were me, you might learn to whistle it in two minutes. Eğer benim yerinde olsaydın, ıslık çalmayı iki dakika içinde öğrenebilirdin.

b) Would/Could/Might + Be + Ving : If type 2 ana cümlede, will geçmiş zaman hali olan would ile birlikte could ve might future tense ve future continuous tensedeki will yerine monte edilip yapı olarak geçmiş anlam olarak şimdiki veya gelecek zaman ifadesi elde edilebilir.

If he had a car, he wouldn’t be walking now. Eğer bir arabası olsaydı şimdi yürüyor olmayacaktı.

If I did not learn English, I couldn’t be talking to you. Eğer İngilizce öğrenmeseydim, seninle konuşamıyor olacaktım.

She might be working on it if he heard that happened. Bunun olduğunu duysaydı, üzerinde çalışıyor olabilirdi.

c) Would be able to/Would Have to : If type 2 ana cümlede, olasılık anlamında could veya would be able to, zorunluluk anlamında would have to ana cümlede kullanılabilir.

If we had time, she could show the jewel to us. Zamanımız olsaydı, mücevheri bize gösterebilirdi.

If we had time, she would be able to show the jewel to us. Zamanımız olsaydı, mücevheri bize gösterebilirdi.

If I were rich, I would not have to work. Eğer zengin olsaydım, çalışmak zorunda kalmazdım.

%d blogcu bunu beğendi: