Past Perfect Tense

İngilizcede past perfect tense, Türkçede geçmiş zamanın hikayesi bir başka adıyla miş’li geçmiş zamanın karşılığıdır. İngilizcede geçmişte gerçekleşmiş iki olay veya durumdan daha önce olanını ifade ederken past perfect tense kullanılır. Past perfect tense en sade ifadeyle ‘’geçmiş zamanın geçmişi’’ olarak tanımlanabilir.

Affirmative Olumlu Negative Olumsuz Question Soru
I had arrived Varmıştım I hadn’t arrived Varmamıştım Had I arrived ? Varmış mıydım ?
He had arrived Varmıştı He hadn’t arrived Varmamıştı Had he arrived ? Varmış mıydı ?
She had arrived Varmıştı She hadn’t arrived Varmamıştı Had she arrived ? Varmış mıydı ?
It had arrived Varmıştı It hadn’t arrived Varmamıştı Had it arrived ? Varmış mıydı ?
We had arrived Varmıştık We hadn’t arrived Varmamıştık Had we arrived ? Varmış mıydık ?
You had arrived Varmıştınız You hadn’t arrived Varmamıştınız Had you arrived ? Varmış mıydınız ?
They had arrived Varmışlardı They hadn’t arrived Varmamışlardı Had they arrived ? Varmışlar mıydı ?

Past Perfect Tense Olumlu Cümle : Past perfect tense olumlu bir cümle kurmak için bütün öznelerden sonra had yardımcı fiili getirilir, ardından fiilimiz düzensiz fiil ise V3 hali kullanılır, düzenli fiillerde ise fiilimiz …ed takısı alır.

He had found the key before you came here. Sen buraya gelmeden önce o anahtarı bulmuştu.

I had gone to the kindergarten until I went to elementary school. İlkokula gidene kadar anaokuluna gitmiştim.

Everything had already changed to stone when I came Istanbul. İstanbula geldiğimde her şey çoktan taşa dönüşmüştü.

Past Perfect Tense Olumsuz Cümle : Past perfect tense olumsuz bir cümle kurmak için had yardımcı fiilinin yanına not olumsuzluk eki getirilir. Had not, kısaltılmış hali hadn’t. Bunun ardından fiilimiz düzensiz fiil ise V3 hali kullanılır, düzenli fiillerde ise fiilimiz …ed takısı alır.

I hadn’t studied when I took an exam. Sınava girdiğimde ders çalışmamıştım.

I hadn’t gone to a doctor until I was eighteen years old. 18 yaşıma kadar doktora gitmemiştim.

I hadn’t been happy until I knew you. Seni tanıyana kadar mutlu olmamıştım.

Olumsuz cümlelerde not yerine never kullandığımızda yapı olarak olumlu fakat anlam olarak olumsuz cümle elde etmiş oluruz.

I had never studied when I took an exam. Sınava girdiğimde hiç ders çalışmamıştım.

I had never gone to a doctor until I was eighteen years old. 18 yaşıma kadar hiç doktora gitmemiştim.

I had never been happy until I knew you. Seni tanıyana kadar hiç mutlu olmamıştım.

Past Perfect Tense Soru Cümlesi : Past perfect tense soru cümlesi kurmak için had yardımcı fiili cümlenin başına getirilir, ardından öznemiz gelir, daha sonra fiilimiz düzensiz fiil ise V3 hali kullanılır, düzenli fiillerde ise fiilimiz …ed takısı alır.

Had you ever seen a gazelle before you came teksas ? Teksas’a gelmeden önce hiç ceylan görmüş müydün ?

Yes, I had seen a gazelle before. Evet, daha önce bir ceylan görmüştüm.

Yes, I had. Evet, görmüştüm.

No, I hadn’t seen a gazelle before. Hayır, daha önce bir ceylan görmemiştim.

No, I had never seen a gazelle before. Hayır, daha önce hiç ceylan görmemiştim.

No, I hadn’t. Hayır, görmemiştim.

Had you slept by eight o’clock ? Saat sekize kadar uyumuş muydun ?

Yes, I had. Evet, uyumuştum.

No, I hadn’t. Hayır, uyumamıştım.

Had she eaten her dinner ? Akşam yemeğini yemiş miydi ?

Yes, she had. Evet, yemişti.

No, she hadn’t. Hayır, yememişti.

Past Perfect Tense Kullanımı :

Past perfect tense, geçmişte gerçekleşen iki olay veya durumdan hangisinin daha önce olduğunu belirtirken kullanılır. Bu durumu daha iyi anlamak için örneğimizi inceleyelim ;

The earthquake occured on 17 august 1999. 17 ağustos 1999’da deprem meydana geldi.

I left Kocaeli. Kocaeli’yi terk ettim.

Yukarıda gördüğümüz iki eylemi birbirleriyle ilişkilendirelim ve eylemlerin yapılış sırasına dikkat edelim.

When the earthquake occured on 17 august 1999 I left Kocaeli. 17 ağustos 1999 depremi meydana geldiğinde Kocaeliyi terk ettim.

Bu cümleden anlaşılan, deprem esnasında Kocaeli’de olunduğu ve depremden sonra Kocaeli’nin terk edildiği.

Örneğimize birde past perfect tense kullanarak bakalım ;

When the earthquake occured on 17 august 1999 I had left Kocaeli. 17 ağustos 1999 depremi meydana geldiğinde Kocaeliyi terk etmiştim.

Görüldüğü gibi past perfect tense kullanarak geçmişte gerçekleşen iki eylemden birinin diğerinden daha önce gerçekleştiğini açık bir şekilde görmüş olduk. Deprem olmadan önce Kocaeli terk edilmiş.

Bilmemiz gereken bir diğer durum ise ; after(sonra), before(önce) zarfları kullanıldığında past perfect tense kullanmamız şart değildir. Bu iki zarfla kullanılan cümlelerde past perfect tense veya simple past tense kullanabiliriz.

Before the earthquake occured on 17 august 1999 I had left Kocaeli. 17 ağustos 1999 depremi meydana gelmeden önce kocaeliyi terk etmiştim.

Before the earthquake occured on 17 august 1999 I left Kocaeli. 17 ağustos 1999 depremi meydana gelmeden önce kocaeliyi terk ettim.

The earthquake occured on 17 august 1999 after I had left Kocaeli. Kocaeli’den ayrıldıktan sonra 17 ağustos 1999’da deprem meydana geldi.

The earthquake occured on 17 august 1999 after I left Kocaeli. Kocaeli’den ayrıldıktan sonra 17 ağustos 1999’da deprem meydana geldi.

Dikkat : after ve before ile kullanılan cümlede iki tensi kullanabiliriz fakat diğer cümlemiz kesinlikle simple past tense olmak zorundadır. İki olaydan önce gerçekleşen şehri terk etmek sonra gerçekleşen deprem, past perfect tense iki olaydan önce gerçekleşeni belirttiğine göre sonra gerçekleşen eylem past perfect tense ile ifade edilemez.

Görüldüğü gibi temel cümlemizde etmiştim veya ettim kullanmak cümlede anlamı değiştirmemektedir. Bu nedenle after, before zarfları kullanıldığında simple past tense ile past perfect tense anlamda değişikliğe neden olmamaktadir. After ve before ile başlayan cümle diğer cümleden önce de kullanılabilir sonra da kullanılabilir.

I had left Kocaeli before the earthquake occured on 17 august 1999. 17 ağustos 1999 depremi meydana gelmeden önce kocaeliyi terk etmiştim.

I left Kocaeli before the earthquake occured on 17 august 1999. 17 ağustos 1999 depremi meydana gelmeden önce kocaeliyi terk ettim.

After I had left Kocaeli The earthquake occured on 17 august 1999. Kocaeli’den ayrıldıktan sonra 17 ağustos 1999’da deprem meydana geldi.

After I left Kocaeli The earthquake occured on 17 august 1999. Kocaeli’den ayrıldıktan sonra 17 ağustos 1999’da deprem meydana geldi.

1- Geçmişte gerçekleşmiş iki olaydan birisinin diğerinden daha önce gerçekleştiğini veya bir eylemin belirli bir zamandan önce gerçekleştiğini belirtmek için past perfect tense kullanılır.

I could not give him the geograpy book because I had forgotten the book. Coğrafya kitabını ona veremedim çünkü kitabı unutmuştum.

He had gone out when you came. Sen geldiğinde o çıkmıştı.

By the time Mehmet wrote his thesis Seda had already finished her thesis. Mehmet tezini yazdığında Seda tezini çoktan bitirmişti.

I had been to France three times before in 2011. 2011’den önce Fransa’da üç kere bulunmuştum.

The people had used to gas lamps, before age of technology. Teknoloji çağından önce insanlar gaz lambaları kullanıyorlardı.

2 Geçmişte belirli bir zaman veya eylemden önce gerçekleşen bir süreci anlatmak için past perfect tense kullanılır.

We had driven the car for ten years before we sold the car. Arabayı satmadan önce on yıl kullanmıştık.

The people hadn’t become a sedentary life since the earliest time, before agricultural revolution. İnsanlar, tarım devriminden önce en eski zamanlardan itibaren yerleşik hayata geçmemişlerdi.

I had fed it for six years before the cat got away. Kedi kaçmadan önce altı yıl onu beslemiştim.

3 Geçmişte, planlanmış fakat uygulanmayan eylemler, koşul bildirmeler ve dilekler past perfect tense ile belirtilir.

She had wanted to come here before she left Turkey but she couldn’t find a chance. Türkiyeden ayrılmadan önce buraya gelmek istemişti fakat bir fırsat bulamadı.

I would have met her if he had wanted to see me. Beni görmek istemiş olsaydı, onunla buluşurdum.

I wish I had studied that lesson last year. Keşke o derse geçen yıl çalışmış olsaydım.

4Geçmişte gerçekleşen bir eylem ilk defa gerçekleşiyorsa, bundan daha önce hiç gerçekleşmediği past perfect tense ile belirtilir.

I had never seen anything like it. Onun gibisini daha önce görmemiştim.

I had never felt like this before in my life. Hayatımda daha önce hiç böyle hissetmemiştim.

I had never skied before I came to Erzurum. Erzurum’a gelmeden önce hiç kayak yapmamıştım.

%d blogcu bunu beğendi: