Prepositions 3

Prepositions 3

Against : Karşı, karşısında, aleyhinde anlamlarında kullanılır.

I have nothing to say against him. Ona karşı söyleyecek bir şeyim yok.

Whole party were awakened against them. Bütün partinin onlara karşı gözü açılmıştı.

Amongst the most violent against him was Mrs. Bennet. Ona karşı en şiddetli olanlar arasında Bayan Bennet vardı.

All Elizabeth’s anger against him had been long done away. Elizabeth’in ona karşı bütün öfkesi çoktan bitmişti.

Her heart was divided between concern for her sister, and resentment against all others. Kalbi kız kardeşine endişe ve diğerlerine karşı kızgınlık arasında bölünmüştü.

Alongside : Yanında, yanısıra, yan yana anlamlarında kullanılır. Near, next to ve together with prepositionsları ile aynı anlamlarda kullanılabilir.

He was running away from the alongside(near) of the hospital. Hastanenin yanından kaçıyordu.

The houses alongside(next to) the cafe have complained about noise. Kafenin yanındaki evler gürültüden yakındılar.

Amongst : Arasında, içinde, arasına anlamlarında kullanılır. Daha önce gördüğümüz among ile arasında bir fark yoktur. Among ve amongst ikiden fazla şeyin arasındaki şeyler için kullanılır.

My house is among(st) the trees. Benim evim ağaçların arasındadır.

I feel so alone among(st) people. İnsanların arasında çok yalnız hissediyorum.

Among(st) the most violent against him was Mrs. Bennet. Ona karşı en şiddetli olanlar arasında Bayan Bennet vardı.

She feared that the master of the house might be among(st) them. Evin sahibinin aralarında olabileceğinden korkuyordu.

Amid – Amidst kullanımı ve farkı : Ortasında, arasında anlamlarında kullanılır. Amid ile amidst arasında dilbilgisi açısından herhangi bir fark yoktur. Amid ve amidst özellikle heyecana ve korkuya neden olan şeylerin arasında, ortasında kalmak anlamında kullanılır.

They found themselves struggling amid(st) an intricate network of falsehoods. Karmaşık bir yalanlar ağının ortasında kendilerini mücadele ederken buldular.

Amid(st) the shouting and hooting Hilal suddenly recovered his senses. Hilal, yaygara ve yuhalanmanın ortasında aniden duygularını toparladı.

Atop : Üstüne, üstünde anlamlarında kullanılır. Günlük dilde atop yerine on top of kullanılır. Fakat atop ile on top of arasında belirgin bir fark vardır. On top of üstünde herhangi bir yerde anlamı verirken, atop en tepesinde dorukta olma anlamını verir.

She was on top of the mountain. Dağın tepesindeydi. (Tepesinde herhangi bir yerde)

She was atop the mountain. Dağın tepesindeydi. (En yüksek noktasında)

– Buna rağmen en tepede olma durumları için günlük dilde atop yerine farklı kullanımlar tercih edilir.

She was at the height of the world. O, dağın en yüksek noktasındaydı.

Barring : Olmazsa, dışında, hariç, başka anlamlarında kullanılır. Sık kullanılan bir preposition değildir. Günlük dilde alternatif kullanımlar tercih edilmektedir.

Barring a miracle, you will lose this war. Bir mucize olmazsa bu savaşı kaybedeceksiniz.

Beneath : Altında anlamında kullanılır. Günlük dilde beneath yerine daha belirgin anlamları olan under ve below tercih edilir.

She saw herself seated beneath a tent. Kendini çadırın altında oturuken gördü.

She passed with a chilling quiver beneath the foliage. Yeşilliğin altından ürpertici bir titreme ile geçti.

Beside : Yanında, dışında anlamında kullanılır.

Sadly shaking his head, Marc walked away beside his old friend. Marc, üzüntülü bir şekilde başını sallayarak eski arkadaşının yanında yürüdü.

Besides : Yanında, dışında anlamında kullanılır.

They may wish many things besides his happiness. Saadetinin dışında bir çok şey dileyebilir.

Beside – Besides farkı : Her ikisinde preposition (edat) olarak yanında, dışında anlamında kullanılır ve herhangi bir farkları yoktur.

Sadly shaking his head, Marc walked away beside(s) his old friend. Marc, üzüntülü bir şekilde başını sallayarak eski arkadaşının yanında yürüdü.

They may wish many things beside(s) his happiness. Saadetinin dışında bir çok şey dileyebilir.

– Besides preposition kullanımı dışında ayrıca, üstelik, zaten anlamlarında zarf bağlacı olarak da kullanılabilir. Bu kullanımda cümle içindeki yerine göre öncesi ve sonrasında virgül kullanılır. Ayrıca kendisinden sonra bir cümle gelir.

Besides, there was truth in his looks. Ayrıca onun bakışında hakikat vardı.

Beyond : Ötesinde, ötesine, öteye, ötede, haricinde, ayrıca anlamlarında kullanılır.

She felt depressed beyond anything she had ever known before. Şimdiye kadar bildiği herşeyin ötesinde (şimdiye kadar hissettiği her şeyden daha fazla) karamsar hissetti.

You will find her manners beyond anything I can describe. Onun görgüsünü tarif edebileceğim herşeyin ötesinde (her şeyden daha üstün) bulacaksınız.

Concerning : İlişkin, ilgili olarak anlamlarında kullanılır.

Not a word passed between the sisters concerning Bingley. Kızkardeşler arasında Bingley ile ilgili bir kelime geçmedi.

Considering : Göre, dikkate alınırsa, rağmen anlamlarında kullanılır.

I ask only a comfortable home; and considering Mr. Collins’s character, connection, and situation in life… Sadece rahat bir ev isteyebilirim; ve Sayın Collins’in karakteri, bağlantısı ve yaşamdaki durumu dikkate alınırsa…

Despite : Rağmen, karşın anlamlarında kullanılır.

He is graceful despite his age. Yaşına rağmen zariftir.

Despite her ailing leg, he had managed to stand. Dayanıksız bacağına rağmen, ayakta durmayı başarmıştı.

Except – Excepting kullanımı ve farkı : Hariç, dışında, başka anlamlarında kullanılırlar. Preposition olarak aralarında bir fark yoktur ve birbirlerinin yerine kullanılabilirler. Excepting yalnızca preposition olarak kullanılır. Except ayrıca fiil, zarf ve bağlaç görevlerinde kullanılabilir.

Every sister except Mary agreed to go with her. Mary haricindeki her kız kardeş onunla gitmeyi kabul etti.

There is no occasion for talking to him, except this morning. Bu sabah dışında, onunla konuşmak için fırsat yok.

Inside : İçinde, içine, içersinde anlamlarında kullanılır.

They’re making such a noise inside, no one could possibly hear you. İçeride çok gürültü yapıyorlar, muhtemelen kimse sizi duyamadı.

The little treasure was still carefully hidden away inside her palliasse. Küçük hazine onun şiltesinin içinde hala dikkatle gizlenmişti.

Minus : Eksi, çıkarsa, çıktı anlamlarında kullanılır.

Nine minus five is four. Dokuz eksi beş dörttür.

The temperature has decreased to minus ten centigrade. Sıcaklık eksi on santigrat dereceye düştü.

Onto : Üstüne, üzerine anlamlarında kullanılır. Bir şeyin bir başka şeye bağlanması veya üzerine doğru hareket etmesini tanımlamak için onto kullanırız. Günlük dilde over, above, to gibi prepositionslar tercih edilir.

The cat jumped onto the table. Kedi masanın üstüne atladı.

He threw his clothes onto the bed. Elbiselerini yatağa attı.

Outside : Dışında, ötesine anlamlarında kullanılır.

She ran out of the house, and found quite a crowd of little animals and birds waiting outside. Evden dışarı çıktı ve dışarıda bekleyen küçük hayvanlardan ve kuşlardan oluşan epey büyük bir kalabalık buldu.

If you are outside Turkey, check the laws of your country in addition to the terms of this agreement. Türkiye dışındaysanız, bu sözleşmenin şartlarına ek olarak ülkenizin kanunlarına bakın.

Per : Başına anlamında kullanılır.

You will pay € 20 per person for the boat trip. Tekne turu için kişi başına 20 € ödeyeceksiniz.

Our boat speeds up to 17 knots per hour. Teknemiz saatte 17 knot hız yapar.

Our car speed at 17 mph. Arabamızın hızı saatte 17 mil. (mph=miles per hour)

National income per capita in Turkey $ 5000. Türkiye’de kişi başına milli gelir $ 5000.

Plus : Ayrıca, bir de, daha, ilavesiyle anlamlarında kullanılır.

Nine plus five is four teen. Dokuz artı beş on dörttür.

The temperature has increased to plus ten centigrade. Sıcaklık artı on santigrat dereceye yükseldi.

The price of the house is seventy thousand $ plus eighteen percent value added tax. Evin fiyatı yetmiş bin dolar artı yüzde on sekiz katma değer vergisi.

Regarding : İlişkin, hakkında, dair anlamlarında kullanılır.

I am removed far beyond the necessity of regarding little matters. Küçük konulara ilişkin gerekliliğin çok ötesine geçtim.

He looked at Marc suspiciously, consumed as he was by sickly jealousy, regarding every man as a possible rival. Marc’a kuşkuyla baktı, her erkeği olası bir rakip olarak görmeye dair hastalıklı bir kıskançlık tarafından tüketiliyor gibiydi.

Throughout : Boyunca, süresince, baştan başa anlamlarında kullanılır. Daha önce gördüğümüz through ile throughout arasındaki fark, through bölge veya zamanda düz bir çizgiyi ifade ederken, throughout belirli bir bölgenin veya zamanın her bir noktasını ifade eder.

The green cat passed through the garden. Yeşil kedi bahçenin içinden geçti.

The green cat passed throughout the garden. Yeşil kedi bahçeyi boylu boyunca geçti.

We have to go through the forrest to reach the street. Caddeye ulaşmak için ormanın içinden geçmek zorundayız.

We have to go throughout the forrest to reach the street. Caddeye ulaşmak için ormanı aşmak zorundayız.

Its volunteers and employees are scattered throughout numerous locations. Gönüllüler ve çalışanlar çok sayıda lokasyon boyunca dağılmış durumdalar.

From that moment dementia and violence reigned throughout the town. O andan itibaren şehir genelinde akıl hastalığı ve şiddet hüküm sürdü.

Thru : Baştan başa, içinden, bir uçtan bir uca vb. anlamlarda kullanılabilir. Through’un gayri resmi ifade şeklidir. Tıpkı bizim ‘öylece kalakaldım’ yerine ‘kal geldi’ dememiz gibi absürt bir kullanımdır. Günlük kullanımı giderek arttığı için bilmenizde ve kullanmamanızda fayda görüyoruz.

The green cat passed through the garden. Yeşil kedi bahçenin içinden geçti.

We have to go through the forrest to reach the street. Caddeye ulaşmak için ormanın içinden geçmek zorundayız.

Miss Bingley’s attention was quite as much engaged in watching Mr. Darcy’s progress thru his book. Bayan Bingley’in dikkati, Bay Darcy’nin kitabındaki ilerlemesini izlemekle oldukça meşguldü. Edebi ifadelerde asla kullanılmaz.

Miss Bingley’s attention was quite as much engaged in watching Mr. Darcy’s progress through his book. Bayan Bingley’in dikkati, Bay Darcy’nin kitabındaki ilerlemesini izlemekle oldukça meşguldü.

Underneath : Altında, altına, altından anlamlarında kullanılır.

He is sleeping underneath the tree. Ağacın altında uyuyor.

Under underneath farkı : Aralarında anlam olarak keskin bir fark yoktur, under kelimesindeki vurguyu underneath ile biraz daha arttırabiliriz. Günlük dilde, cümledeki vurguları ses ve beden ile yönettiğimiz için ikisi arasında kullanım olarak hiç bir fark bulunmaz. Yazılı metinlerde underneath gördüğümüzde veya kullandığımızda bilmeliyiz ki ; cümledeki vurgu underneath’dedir.

He can not drink because he is underneath eighteen years old. O içemez çünkü 18 yaşın altındadır.

She felt a violent blow underneath her chin. Çenesinin altında şiddetli bir darbe hissetti.

Upon : Üzerine, üzerinde anlamlarında kullanılır.

The effects of that change upon the world at large may be tremendous. Bu değişikliğin dünyadaki etkileri muazzam olabilir.

She came suddenly upon an open place. Aniden açık bir yer üzerine geldi.

He poured a little hot tea upon its nose. Burnunun üstüne biraz sıcak çay döktü.

Via : Üzerinden, yolu ile anlamlarında kullanılır.

I will go to Ankara via Ordu. Ordu üzerinden Ankara’ya gideceğim.

She flew Antalya via Amasya. Amasya üzerinden Antalya’ya uçtu.

I talked to him via skype. Onunla skype üzerinden konuştum.

%d blogcu bunu beğendi: