Present Perfect or Present Perfect Continuous Tense

Bu dersimizde, İngilizcede birbirleriyle iç içe geçmiş present perfect tense ile present perfect continuous tense arasındaki farklara değineceğiz.

1- Present perfect tense eylemin kendisinden ziyade sonuçlarıyla ilgilenir yani eylem bitsin veya bitmesin sonuçlarının ortaya çıkması ve etkisinin halen devam ediyor olması önemlidir.

I have repaired my car. We can drive it now. Arabamı tamir ettim. Artık sürebiliriz.

Bu örneğimizde araba tamir edilmiş durumda fakat önemli olan tamir eylemi değil tamir eylemi sonucunda arabanın şu anda kullanıma hazır halde bulunması.

Present perfect continuous tense ise eylemin bitip bitmemesiyle değil kendisiyle ilgilenir önemli olan eylemin olmasıdır. Bu eylem henüz bitmiş veya devam ediyor olabilir.

I have been repairing my car. That is why I am tired. Arabamı tamir ediyordum bu yüzden yorgunum.

Bu örneğimizde arabayı kullanılabilir hale getirmek için tamir edildiğinden bahsetmiyoruz elbette ki araba kullanıma hazır hale getirilmek için tamir ediliyor fakat bu cümleyi kurmaktaki amaç bir süre önce başlayan eylemimizden karşı tarafı haberdar etmek böylelikle yorgunluğumuzun sebebi olan eylemi ortaya çıkarmak. Görüldüğü üzere burada belirtilmek istenen eylemin kendisidir.

More examples :

I have washed the dishes. We can watch the movie now. Bulaşıkları yıkadım. Artık filmi izleyebiliriz.

Örneğimizde görüldüğü eylemimizin sonucuyla ilgileniyoruz. Bulaşıklar artık yıkanmış durumda ve başka aktivite yapmakta özgürüz.

I have been washing the dishes. That’s why my hands are foamy. Bulaşıkları yıkıyordum bu nedenle ellerim köpüklü.

Örneğimizde, oluşan bir duruma neden olan eylemi karşı tarafa haber veriyoruz. Burada dikkat edeceğimiz husus eylemimizin dolaylı olarak bazı sonuçları olmuş olabilir fakat eylemi yapmaktaki asıl amacımızdan bahsetmiyorsak present perfect continuous tense kullanılır.

– Sırasıyla iki işimiz var ; önce ev ödevimizi yapacağız daha sonra kardeşimizle sinemaya gideceğiz.

Ev ödevimizi yaptık artık sinemaya gidebiliriz. Bu durumu kardeşimize haber verirken ;

I have done my homework. We can go to the cinema. Ev ödevimi yaptım artık sinemaya gidebiliriz.

Görüldüğü üzere bizim için önemli olan eylemin etkisi ve sonucu.

Ödevimizi yapmaya hala devam ediyoruz. Ve kardeşimiz sinemaya gidecek miyiz der gibi meraklı gözlerle bize bakıyor ;

I haven’t done my homework yet. Ödevimi henüz bitirmedim.

Ödevim bitmemiş durumda bu nedenle bir sonraki eyleme şuan geçemeyiz.

Ödevimizi yaptığımız sırada eve bir başka kişi geldi ve odamıza geldi ;

I have been doing my homework so I haven’t heard you came. Ödevimi yapıyordum bu yüzden geldiğini duymadım.

İlk cümlemizde present perfect continuous kullanarak o anda yapmakta olduğumuz eylemi belirtmiş olduk. İkinci cümlemizde ise bir sonucu vurgulamak istediğimiz için present perfect tense kullandık böylelikle karşımızdakine, geldiğini duymuş olsaydım burada oturmaz senin yanına gelirdim gibi bir mesaj vermiş olduk.

Eve birisi geldi bizim bundan haberimiz yok ve ödevimiz biter bitmez hemen odamızdan çıkıp salona gittik ve misafiri gördük ;

I have been doing my homework so I haven’t heard you came. Ödevimi yapıyordum bu yüzden geldiğini duymadım.

Eylemimiz bitmiş fakat buna rağmen present perfect continuous kullandık. Henüz bitmiş eylemlerimizden bahsederken present perfect continuous tense kullanabiliriz. Böylelikle eylemle ve sonuçlarıyla ilgilenmeyen veya haberdar olmayan kişilere eylemin kendisiyle ilgili bilgi vermiş oluruz. Planlanmayan sonucun oluşmasının nedeninin bir eylem olduğunu belirtebiliriz.

Evde artık bir misafirimiz olduğuna göre birinin kardeşimize sinemaya gidemeyeceğimizi söylemesi gerek ;

I have done my homework but we have had a guest, we can’t go to the cinema. Ödevimi yaptım fakat bir misafirimiz var, sinemaya gidemeyiz.

İlk cümlemizde sonucuyla ilgilendiğimiz bitmiş bir eylemden bahsettik present perfect tense kullandık. İkinci cümlemizde ise present perfect tense kullanmamızın sebebi bir misafirimiz olmasından ziyade, bir misafirimiz olmasının başka bir eylemi etkilemiş olmasıdır.

2- Geçmişte başlayıp halen devam eden eylemin süresini vurgulamak istiyorsak. Her iki tenside kullanabiliriz. Aralarında fark yoktur.

I have been lived in Istanbul since 2002. 2002’den beri İstanbulda yaşıyorum.

I have been living in Istanbul since 2002. 2002’den beri İstanbulda yaşıyorum.

3- Süreklilik gösteren veya tekrar eden eylemlerimizin ne kadar zamandır devam ettiğinden bahsederken present perfect continuous tense kullanırız. Zaman zarfı kullanılmadığı durumlarda eylemin devam ettiği anlaşılır. Eylemin devam edip etmemesinin bir önemi yoktur.

How long have you been watching this soap opera ? Ne kadar zamandır bu pembe diziyi izliyordun ?

Mehmet has been reading the book all afternoon. Mehmet öğlen boyunca kitabı okudu.

I have been writing my thesis all year. Yıl boyunca tezimi yazıyordum.

She has been running in the garden since two o’clock. Saat 2’den beri bahçede koşuyor.

We haven’t been loading files in our computer for a long time. Uzun zamandır bilgisayarımıza dosya yüklemiyoruz.

Süreklilik gösteren veya tekrar eden eylemlerimizin ne kadar zamandır olduğundan bahsetmediğimiz durumlarda present perfect tense kullanırsak eylemin bittiği fakat etkilerinin halen devam ettiği anlaşılır. Aynı zamanda eylemin kaç kere takrar ettiğinden, miktarından veya adedinden bahsederken present perfect tense kullanılır.

I have followed their work. Onların çalışmalarını takip ettim.

I have written the book. Kitap yazdım.

She has thought about buying a house for a year. Bir yıldır ev almayı düşünüyor.

I have written two thesis for two years. İki yıldır iki tane tez yazdım.

How much of that film have you watched ? Filmin ne kadarını izledin ?

4- Bildiğiniz üzere non-progressive verbsler continuous tenselerle kullanılmazlar. Present perfect continuous tense içinde bu durum geçerlidir. Ancak non-progressive verbslerden bazıları want, hear, wish vs. present perfect continuous tense ile kullanılabilir. Non-progressive konusunu tekrar etmek isteyenler elementary bölümünden dersimize ulaşabilir. Non-progressive verbsleri, present perfect tense dersimizden hatırlayacağınız üzere present perfect tense ile kullanırız.

Melek have known the truth about her brother for a long time. Melek, uzun zamandır erkek kardeşi hakkındaki gerçeği biliyordu.

We have believed the god since the birth of the world. Dünya doğduğundan beri tanrıya inandık.

You have been wanting to buy a car. Bir araba almak istiyordun.

We have been wishing to visit your father. Babanı ziyaret etmek istiyorduk.

I have been hearing some strange noises. Bazı garip sesler duyuyordum.

5- Geçmişte başlayıp halen devam eden veya henüz bitmiş eylemleri anlatan yani süreklilik gerektiren fiiler her iki tensede de kullanılabilirler. Her iki durumda aynı anlamı verirler. Bu fiilerden bazıları ; live, work, study, sleep, teach, learn, stay, wait, rain, expect.

They have lived in Ankara since 2014. 2014’den beri Ankara’da yaşıyorlar.

They have been living in Ankara since 2014. 2014’den beri Ankara’da yaşıyorlar.

She has taught to reading and writing for six years. 6 yıldır okuma yazma öğretiyor.

She has been teaching to reading and writing for six years. 6 yıldır okuma yazma öğretiyor.

He has waited for you since the morning. Sabahtan beri seni bekledi.

He has been waiting for you since the morning. Sabahtan beri seni bekledi.

I have learnt a lot since I started the school. Okula başladığımdan beri çok şey öğrendim.

I have been learning a lot since I started the school. Okula başladığımdan beri çok şey öğrendim.

It has rained for two hours. İki saat boyunca yağmur yağdı.

It has been raining for two hours. İki saat boyunca yağmur yağdı.

6- Present perfect continuous tense sıklık bildiren always, often, sometimes vb. Zarflarla, tekrar bildiren once, twice vb. Zarflarla ve eylemin tamamlandığını bildiren just, already, yet ile kullanılmaz.

I have always breathed. Daima nefes aldım.

I have been breathing since I was born. Doğduğumdan beri nefes alıyorum.

She has eaten pizza twice all her life. Hayatı boyunca iki kez pizza yedi.

She has been eating pizza. Pizza yiyordu.

I have just repaired my television. Televizyonumu yeni tamir ettim.

I have been repairing my television. Televizyonumu tamir ediyordum.

%d blogcu bunu beğendi: