Present Perfect Tense

İngilizcede bulunan present perfect tense(etkisi hala süren geçmiş zaman) Türkçe ve dünya dillerinin genelinde karşılığı bulunmayan bir tensedir. Present perfect tense, geçmişte yapılmış olan eylemin yeri ve zamanına değil eylemin yapılıp yapılmadığına odaklanır. Olumlu cümlelerde, eylemin kendisinin veya etkisinin halen devam etmesi, olumsuz cümlelerde ise eylemin kendisinin halen gerçekleşmemiş olması gerekmektedir. Şunu bilmeliyiz ki, İngilizcede bu tense simple past (geçmiş zaman) tenseden daha sık kullanılmaktadır.

Affirmative

Negative

Question

I have done

I have not done

Have I done ?

He has done

He has not done

Has he done ?

She has done

She has not done

Has she done ?

It has done

It has not done

Has it done ?

We have done

We have not done

Have we done ?

You have done

You have not done

Have you done ?

They have done

They have not done

Have they done ?

Present perfect tense olumlu cümle : Özneden sonra yardımcı fiilimiz have/has getirilir, ardından fiilimiz V3 haliyle kullanılır. Düzenli fiillerin V3 halleri fiillere ed eklemek suretiyle yapılır. Simple past tense dersimizde ed ekleme kurallarını öğrenmiştik. Tekrar etmek isteyenler için buraya tıklayabilirsiniz. Düzensiz fiilleri ise ezberlememiz gerekmektedir. İngilizce 100 adet fiilin V2 ve V3 halleri ve Türkçe karşılıkları için buraya tıklayınız. I, we, you, they ve çoğul öznelerle have, he, she, it ve tekil öznelerle has yardımcı fiili kullanılır.

Özne + have/has + V3

I have done my home work. Ödevimi yaptım. (Ödevim yapılmış durumda.)

Present perfect tense olumsuz cümle : Olumlu cümlede olduğu gibi Özneden sonra yardımcı fiil have/has getirilir, cümleyi olumsuz yapmak için ise have/has yardımcı fiilinden sonra not olumsuzluk eki getirilir. Ardından fiilimiz V3 haliyle kullanılır.

Özne + have not-haven’t/has not-hasn’t + V3

I haven’t done my homework. Ödevimi yapmadım. (Ödevim hala yapılmamış durumda.)

Present perfect tense soru cümlesi : Soru cümlelerinde have/has yardımcı fiilimiz cümlenin başına getirilir ardından özne gelir ve fiilimizin V3 haliyle cümlemiz devam eder.

Have/Has + özne + V3

Have you done my homework ? Ödevimi yaptın mı ? (Bitirdiysen, ödevimi alabilir miyim ?)

Present Perfect Tense kullanımı :

1 – Geçmişte yapılan bir eylemin etkileri ve sonuçları halen devam ediyorsa present perfect tense kullanılır.

I have found my key. Anahtarımı buldum. (Anahtarım şu an bende.)

You have lit a candle. Bir mum yaktın. (Mum hala yanıyor.)

He has quit smoking. Sigarayı bıraktım. (Hala sigara içmiyorum.)

Have you found a job ? Bir iş buldun mu ?(Şu anda işin var mı ?)

Yes, I have found a job. Evet, bir iş buldum. (Şu anda işim var.)

No, I haven’t found a job. Hayır, bir iş bulmadım. (Şu anda işsizim.)

I have gone to Italy. İtalya’ya gittim. (Şu anda İtalyadayım.)

He has gone to Italy. İtalya’ya gitti. (Şu anda İtalya’da veya Şu anda İtalya’ya gidiyor.)

I have washed the plates. Tabakları yıkadım. (Şu anda tabaklar yıkanmış durumda ve halen temiz.)

You have learned english. İngilizce öğrendin. (İngilizce öğrenilmiş durumda.)

2 – Geçmişte belirsiz bir zamanda gerçekleşen eylemler için kullanılır. Bu durumda eylemin gerçekleşmesinin zamanı değil, olması veya olmaması önemlidir. Hayatımızda bir olgu ve deneyim haline gelmiş durumlarda da present perfect tense kullanılır. Present perfect tense ile zamanda belirgin bir noktayı belirten last, ago, yesterday vb. Zaman zarfları kullanılmazlar. Bitmiş bir eylemin zamanına dair vurgu yapmak istiyorsak simple past tense kullanmamız gerekir.

I have been to Italy. İtalya’da bulundum. (Vurgulanmak istenen İtalya’da bulunma eyleminin bir deneyim haline dönüşmüş olması.)

I went to Italy last year. Geçen yıl İtalya’ya gittim. (Present perfect tense ile last zaman zarfı kullanılmazlar.)

I have been married once before. Daha önce bir kere evlendim. (Şu an itibariyle evlilik deneyimi bir kere yaşanmış.)

We have seen that theatre ten times. Bu tiyatroyu on kere seyrettik. (Şu an itibariyle bu tiyatroyu izleme deneyimi on kere yaşanmış.)

They have never been to Italy. Hiç İtalya’da bulunmadım. (İtalyada bulunma deneyimi hiç yaşanmamış.)

He has never eaten baklava. Hiç baklava yemedi. (Baklava yeme deneyimi hiç yaşanmamış.)

3 – Geçmişte başlamış ve halen devam eden eylemler veya gerçekleşmesi zamana yayılan durumlar için present perfect tense kullanılır. Non-progressive verbs yani ing takısı almayan fiiller bu yapıda kullanılırlar. Zaman zarflarından for eylemin ne kadar süredir devam ettiği, since ise eylemin ne zaman başladığını ifade eder.

We have always lived in the castle. Her zaman şatoda yaşadık.

I have lived in Istanbul since 2002. 2002’den beri İstanbulda yaşıyoruz.

I have lived in Istanbul for fifteen years. 15 yıldır İstanbulda yaşıyorum.

She hasn’t gone to Italy for three years. 3 yıldır İtalya’ya gitmedi.

She hasn’t gone to Italy since 2014. 2014’den beri İtalya’ya gitmedi.

I have been a government official for six years. 6 yıldır devlet memuruyum.

I have been a government official since 2011. 2011’den beri devlet memuruyum.

He has not felt that emotion for two years. 2 yıldır bu duyguyu hissetmiyorum.

He has felt that emotion since tuesday. Salıdan beri bu duyguyu hissediyorum.

She has grown in front of my eyes. Gözlerimin önünde büyüdü. (Gerçekleşmesi zamana yayılmış bir durumdan söz ediyor.)

He has become a terrifying man. Korkunç bir adam haline geldi. (Gerçekleşmesi zamana yayılmış bir durumdan bahsediyor.)

You have always protected him. Sen daima onu korudun. (Geçmişten başlamış ve bugüne kadar devam etmiş ve alışkanlık haline gelmiş bir durumdan bahsediyor.)

Each of us has expected a pretty world. Her birimiz güzel bir dünya bekledik. (Güzel bir dünya beklentisi geçmişte belirsiz bir zamanda başlamış ve beklenti olarak kalmaya devam ediyor.)

We have been trying to contact you. Seninle iletişime geçmeye çalışıyoruz. (Geçmişte başlayan eylem halen devam ediyor henüz nihayete ermemiş.)

4 – Henüz tamamlanmış eylemlerden veya kısa bir süre içinde tamamlanması beklenen eylemlerden bahsederken present perfect tense kullanılır.

They have just left here. Buradan henüz ayrıldılar.

We have just met. Yeni tanıştık.

We have already met. Biz zaten tanıştık.

We haven’t met yet. Henüz tanışmadık.

We have recieved your payment. Ödemenizi aldık.

You have already died. Sen zaten öldün.

Ali hasn’t studied yet. Ali henüz ders çalışmadı.

5 – Aynı durumun birden fazla kez meydana geldiği ve bundan sonra da gerçekleşmesinin muhtemel olduğu durumlarda present perfect tense kullanılır.

I have been to Italy four times. İtalya’da 4 kere bulundum.

My father has seen his doctor five times because he is a diabetic.. Bana doktoruna 5 kere göründü. Çünkü o bir şeker hastası.

There have been many earthquakes in Turkey. Türkiyede bir çok deprem oldu.

There have been many floods in Blacksea. Karadenizde pek çok sel oldu.

There have been many other bungled attems to kill people. İnsanları öldürmek için bir çok başarısız saldırı yapıldı.

I have gone to dentist twice this year. Bu yıl iki kere dişçiye gittim.

6Yeni bir haber veya bilgi verilirken present perfect tense kullanılır.

She is the most beautiful woman I have ever seen.

Sema has broken her leg. Sema ayağını kırdı.

Both of the leader have given a message of peace. Her iki lider de barış mesajı verdi.

There has been an accident. Bir kaza oldu.

There has not been a mailbox synchronization with exchange server. Exchange server ile posta kutusu senkronizasyonu yapılmadı.

There has been a landslide at Avcılar. Avcılarda heyelan oldu.

7 Geçmişte gerçekleşmiş ve değiştirilmesi mümkün olmayan durumlar için present perfect tense kullanılır. Değiştirilmesi mümkün olmayan olaylardan kastımız, savaşlar, yıkımlar, doğal afetler, kişisel başarılar, insanlığın gelişimine dair bilgiler, başarılar, olaylar vs.

There have been many wars in the world. Dünya’da bir çok savaş yaşandı.

We have defeated to the wrong enemy. Yanlış düşmana yenildik.

Man has walked on the moon. İnsanoğlu ayda yürüdü.

Mankind has always pursued knowledge. İnsanoğlu her zaman bilginin peşindeydi.

It has become appallingly obvious that our tecnology has exceeded our humanity. Son derece belirgin hale geldi ki ; teknolojimiz insanlığımızı aştı. Alıntı : Albert Einstein.

Atomic bomb has been dropped by Usa on Hiroshima. Amerika tarafından Hiroşima’ya atom bombası atıldı.

Not : Gone ve Been farkı : present perfect tense ile gone ve been fiilleri to edatıyla birlikte kullanıldığında gone to şu anda belirttiğimiz yere doğru gittiğimizi veya orada olduğumuzu belirtir. Been to ise belirtilen yerden dönüldüğünü belirtir.

We have gone to France. Fransaya gittik. veya Fransa’ya gidiyoruz. (Şu anda Fransadayız veya Şu anda Fransaya doğru gidiyoruz.)

We have been to france. Fransaya gittik. (Şu anda Fransada değiliz, ya Fransadan döndük yada geçmişteki deneyimimizi aktarıyoruz.)

%d blogcu bunu beğendi: