Question Tags

Question Tags

Question tagslar Türkçede değil mi ? Tamam mı ? Eklenti soru ifadelerinin karşılığıdır. Yalnız İngilizcede eklenti soruları Türkçede ki kadar basit bir şekilde oluşturulmazlar. İngilizcede eklenti soruları ana cümlenin zamanına, yardımcı fiiline veya kipine göre onlarca farklı şekilde oluşturulabilmektedır.

1- Tag questions cümlenin sonunda, cümleye zamanına göre bir yardımcı fiil ve özneye göre bir zamir kullanılarak oluşturulur. Dikkat edilmesi gereken cümlemiz olumluysa tag question olumsuz, cümlemiz olumsuzsa tag question olumlu olur. Olumlu veya olumsuz tag questionslar Türkçeye aynı şekilde çevrilebilirler. Fakat Türkçeden İngilizceye bir çeviri yapmak istersek cümlemizin yapısına göre tag questionu oluşturmamız gerekir.

You are a doctor, aren’t you ? Sen bir doktorsun, değil mi ?

You aren’t a doctor, are you ? Sen bir doktor değilsin, değil mi ?

He has got a house, hasn’t he ? Onun bir evi var, değil mi ?

He hasn’t got a house, has he ? Onun bir evi yok, değil mi ?

She lives in Ankara, doesn’t she ? O, Ankara’da yaşıyor, değil mi ?

She doesn’t live in Ankara, does she ? O, Ankara’da yaşamıyor, değil mi ?

She lived in Ankara, didn’t she ? O, Ankara’da yaşadı, değil mi ?

She didn’t live in Ankara, did she ? O, Ankara’da yaşamıyor, değil mi ?

Alev lived in Ankara, didn’t she ? O, Ankara’da yaşadı, değil mi ?

Alev didn’t live in Ankara, did she ? O, Ankara’da yaşamıyor, değil mi ?

2- Cümlenin tensine göre yardımcı fiilimiz değişir.

Veli went to hospital four hours ago, didn’t he ? Veli 4 saat önce hasteneye gitti, değil mi ?

Veli didn’t go to hospital four hours ago, did he ? Veli 4 saat önce hasteneye gitmedi, değil mi ?

– Geçmiş zaman hareket bildiren olumlu cümlelerde yardımcı fiil bulunmaz fakat geçmiş zaman hareket bildiren cümlelerde yardımcı fiil kullanacaksak did yardımcı fiilini kullanırız. Bu nedenle eklenti sorumuzda yardımcı fiil olarak did kullanırız. Zamirimiz ise öznemiz bir erkek olduğu için he olarak kullanılır.

You were a doctor, weren’t you ? Sen bir doktordun, değil mi ?

You weren’t a doctor, were you ? Sen bir doktor değildin, değil mi ?

My father and I have been learning English, haven’t we ? Babam ve ben İngilizce öğreniyoruz, değil mi ?

They won’t come here tonight, will they ? Bu gece buraya gelmeyecekler, değil mi ?

Gonca has talked to you, hasn’t she ? Gonca seninle konuştu, değil mi ?

3- Cümlede modals kullanıldıysa question tag aynı kurallarla modals ile oluşturulur.

You could not stand it, could you ? Buna katlanamazsın, değil mi ?

She must leave us, mustn’t she ? Bizi bırakmalı, değil mi ?

You cannot endure to think of it, can you ? Bu düşünceye dayanamıyorsun, değil mi ?

a) Used to kalıbının kullanıldığı cümlelerde question tag olumsuz cümlelerde did, olumlu cümlelerde didn’t yardımcı fiiliyle yapılır.

He used to live in giresun, didn’t he ? Giresun’da yaşardı, değil mi ?

He didn’t used to kill anybody, did he ? Kimseyi öldürmezdi, değil mi ?

4 There is / There are kalıbıyla oluşturulan bir cümleyse Question tag’da da there kullanılır.

There are no rules, are there ? Kural yok, değil mi ?

There has been an accident, hasn’t there ? Bir kaza oldu, değil mi ?

There aren’t many books in this bookstore, are there ? Bu kitapçıda pek kitap yok, değil mi ?

5- Olumlu yapıda bir cümlede anlamı olumsuz yapan no, never, nobody, rarely, harldy, nothing vs. kullanıldığı takdirde question tag olumlu olarak kullanılır.

There is no reason to love Istanbul, is there ? İstanbul’u sevmek için bir neden yok, değil mi ?

Nothing can stop me, can it ? Beni hiç bir şey durduramaz, değil ?

You hardly go to the cinema, do you ? Sen sinemaya neredeyse gitmezsin, değil mi ?

6- Cümlelerde kullanılan özneye göre şahıs zamirleri değişiklik gösterir.

a) Özne isimse tekil veya çoğul olma durumuna göre it veya they kullanılır. Özne kişi ismi ise he veya she kullanılır. Öznede birden çok kişi varsa they kullanılır. Özne çoğul ve içinde I veya we zamiri bulunuyorsa we kullanırız. Özne çoğul ve içinde you zamiri bulunuyorsa you kullanırız. I veya we zamiri ile you zamiri kullanıldıysa we kullanırız.

My house is big, isn’t it ? Benim evim büyük, değil mi ?

My house and your house are big ? aren’t they ? Benim evim ve senin evin büyüktür, değil mi ?

Ali doesn’t know anything, does he ? Ali hiçbir şey bilmiyor, değil mi ?

Demet doesn’t know anything, does she ? Demet hiçbir şey bilmiyor, değil mi ?

Ali and Demet don’t know anything, do they ? Ali ve Demet hiçbir şey bilmiyorlar, değil mi ?

Ali and I don’t know anything, do we ? Ali ve ben hiçbir şey bilmiyoruz, değil mi ?

Ali and you don’t know anything, do you ? Ali ve sen hiçbir şey bilmiyorsunuz, değil mi ?

You and I don’t know anything, do we ? Sen ve ben hiçbir şey bilmiyoruz, değil mi ?

b) Cümlede özne this, that ise question tag it ile, these, those ise they ile kullanılır.

This book is green, isn’t it ? Bu kitap yeşil, değil mi ?

That isn’t a very good book, is it ? Bu çok iyi bir kitap değil, değil mi ?

These folders are empty, aren’t they ? Bu klasörler boş, değil mi ?

Those were Kemal’s sweetest moments, weren’t they ? Bunlar Kemal’in en tatlı anlarıydı, değil mi ?

c) Öznesi, anybody, anyone, somebody, someone, everybody, everyone olan cümlelerde they kullanılır. Özne everything, something, nothing ise it kullanılır.

Someone called me, didn’t they ? Birisi beni aradı, değil mi ?

Everybody knows, don’t they ? Herkes biliyor, değil mi ?

Everything is fine, isn’t it ? Herşey yolunda, değil mi ?

Nothing special, is it ? Özel birşey yok, değil mi ?

7- Birden çok cümlemiz varsa question tag ana cümleye göre, birden çok yardımcı fiil varsa ilk yardımcı fiile göre uygulanır.

The ghost sat down on the opposite side of the fireplace, as if he were quite used to it, didn’t it ?

Hayalet sanki ona oldukça alışmış gibi şöminenin karşı tarafına oturdu, değil mi ?

You must have studied your lesson, musn’t you ? Dersine çalışmış olmalıydın, değil mi ?

8- Emir cümlelerinde, olumsuz emir cümlelerinde will you kullanılır. Olumlu emir cümlelerinde ise will you veya won’t you kullanılabilir.

Don’t leave me alone, will you ? Beni yalnız bırakma, olur mu ?

Leave me alone, will you ? Beni yalnız bırak, olur mu ?

Leave me alone, won’t you ? Beni yalnız bırak, olmaz mı ?

9- Haydi anlamında kullanılan Let’s kalıbının kullanıldığı cümlelerde question tag shall we olarak kullanılır.

Let’s love, shall we ? Haydi sevelim, tamam mı ?

10- Cümlemiz I’m ile başlıyorsa question tag aren’t I olarak kullanılır. I am not ile başlayan cümlelerde am I kullanılır.

I am miserable, aren’t I ? Ben sefilim, değil mi ?

I am not miserable, am I ? ben sefil değilim, değil mi ?

Tense /Modal Affirmative/Olumlu Negative/Olumsuz
Simple Present Tense with be She is at home, isn’t she ?

O evde, değil mi ?

She isn’t at home, is she ?

O evde değil, değil mi ?

Simple Present Tense (Geniş Zaman) They speak English, don’t they ?

Onlar İngilizce konuşur, değil mi ?

They don’t speak English, do they ?

Onlar İngilizce konuşmaz, değil mi ?

Present continuous tense

(Şimdiki Zaman)

You are going to Ali’s, aren’t you ?

Ali’lere gidiyorsun, değil mi ?

You aren’t going to Ali’s, are you ?

Ali’lere gitmiyorsun, değil mi ?

Simple Past Tense with be It was on the table, wasn’t it ?

O masadaydı, değil mi ?

It wasn’t on the table, was it ?

O masada değildi, değil mi ?

Simple Past Tense (Geçmiş Zaman) Can found the key, didn’t he ?

Can anahtarı buldu, değil mi ?

Can didn’t find the key, did he ?

Can anahtarı bulmadı, değil mi ?

Past continuous tense (şimdiki zamanın hikayesi) We were watching the movie, weren’t we ?

Film izliyorduk, değil mi ?

We weren’t watching the movie, were we ?

Film izlemiyorduk, değil mi ?

Future Tense (Will-Shall) (Gelecek Zaman) We will go to Van, won’t we ?

Van’a gideceğiz, değil mi ?

We won’t go to Van, will we ?

Van’a gitmeyeceğiz, değil mi ?

Future tense (be going to) (Gelecek Zaman) She is going to phone me, isn’t she ?

Bana telefon edecek, değil mi ?

She isn’t going to phone me, is she ?

Bana telefon etmeyecek, değil mi ?

Present Perfect Tense (etkisi hala süren geçmiş zaman) She has gone there, hasn’t she ?

Oraya gitti, değil mi ?

She hasn’t gone there, has she ?

Oraya gitmedi, değil mi ?

Present Perfect Continuous Tense You have been working, haven’t you ?

Çalışıyorsun, değil mi ?

You haven’t been working, have you ?

Çalışıyorsun, değil mi ?

Past Perfect Tense (Miş’li geçmiş zaman) You had been to Germany, hadn’t you ?

Almanya’da bulundun, değil mi ?

You hadn’t been to Germany, had you ?

Almanya’da bulunmadın, değil mi ?

Past Perfect Continuous Tense (Miş’li geçmiş zamanda süreklilik) He had been riding a horse, hadn’t he ?

O ata binmekteydi, değil mi ?

He hadn’t been riding a horse, had he ?

O ata binmemekteydi, değil mi ?

Future Continuous Tense ( Sürekli Gelecek Zaman) You will be waiting for me, won’t you ?

Beni bekliyor olacaksın, değil mi ?

You won’t be waiting for me, will you ?

Beni beklemiyor olacaksın, değil mi ?

Future Perfect Tense He will have finished, won’t he ?

Bitirmiş olacak, değil mi ?

He won’t have finished, will he ?

Bitirmemiş olacak, değil mi ?

Future Perfect Continuous Tense We will have been learning, won’t we ?

Öğreniyor olacağız, değil mi ?

We won’t have been learning, will we ?

Öğrenmiyor olacağız, değil mi ?

Can He can find me, can’t he ?

O beni bulabilir, değil mi ?

He can’t find me, can he ?

O beni bulamaz, değil mi ?

Could He could hear me, couldn’t he ?

Beni duyabilirdi, değil mi ?

He couldn’t hear me, could he ?

Beni duyamazdı, değil mi ?

Could have You could have told me, couldn’t you ?

Bana söyleyebilirdin, değil mi ?

You couldn’t have told me, could you ?

Bana söyleyemezdin, değil mi ?

Must She must come here, mustn’t she ?

Buraya gelmeli, değil mi ?

She mustn’t come here, must she ?

Buraya gelmemeli, değil mi ?

Must have You must have been booking, mustn’t you ?

Rezervasyon yapmış olmalısın, değil mi ?

You mustn’t have been booking, must you ?

Rezervasyon yapmış olmamalısın, değil mi ?

Would We would prefer tea, wouldn’t we ?

Çay tercih ederdik, değil mi ?

We wouldn’t prefer tea, would we ?

Çay tercih etmeyiz, değil mi ?

Might He might study, mightn’t he ?

Ders çalışabilir, değil mi ?

He mightn’t study, might he ?

Ders çalışmayabilir, değil mi ?

Might have He might have stayed at hotel, mightn’t he ?

Otelde kalmış olabilir değil mi ?

He mightn’t have stayed at hotel, might he ?

Otelde kalmış olamaz değil mi ?

Ought to You ought to know, oughtn’t you ?

Bilmelisin, değil mi ?

You oughtn’t to know, ought you ?

Bilmemelisin, değil mi ?

Have to He has to pay the water bill, hasn’t he ?

Su faturasını ödemek zorunda, değil mi ?

He hasn’t to pay the water bill, has he ?

Su faturasını ödemek zorunda değil, değil mi ?

Had to He had to wear a tie, hadn’t he ?

Kravat takmak zorundaydı, değil mi ?

He hadn’t to wear a tie, had he ?

Kravat takmak zorunda değildi, değil mi ?

Should You should get some rest, shouldn’t you ?

Biraz dinlenmelisin, değil mi ?

You shouldn’t get any rest, should you ?

Hiç dinlenmemelisin, tamam mı ?

Should have You should have gone, shouldn’t you ?

Gitmeliydin, değil mi ?

You shouldn’t have gone, should you ?

Gitmemeliydin, değil mi ?

Need You need money, needn’t you ?

Paraya ihtiyacın var, değil mi ?

You needn’t money, need you ?

Paraya ihtiyacın yok, değil mi ?

Used to That man used to work with you, didn’t he ?

O adam seninle çalışmıştı, değil mi ?

That man didn’t use to work with you, did he ?

O adam seninle çalışmamıştı, değil mi ?

%d blogcu bunu beğendi: