Should Ought to Had better

Should Ought to Had better Must Needn’t

İngilizcede should ought to had better kiplerinin(modals) birleştikleri ve ayrıldıkları noktaları inceleyeceğiz. Aynı zamanda must ve need kipleri ile aralarındaki farklara değineceğiz.

1- Should ve Ought to, İngilizcede tavsiye verirken, gereklilik bildirirken ve tahminde bulunurken birbirlerinin yerine kullanılabilirler. Anlam olarak herhangi bir fark oluşmaz.

You should take it into further consideration. Bunu daha fazla dikkate almalısın.

You ought to take it into further consideration. Bunu daha fazla dikkate almalısın.

a) Should ve ought to ile verilen tavsiyeler must ile verilen tavsiyeler kadar güçlü değildirler. Must tavsiye verirken kullanıldığında should ile ought to dan çok daha güçlü bir ifade oluşur. Must kişinin bu tavsiyeye uyması için onun üzerinde otoriter bir baskı kurar.

You should take it into further consideration. Bunu daha fazla dikkate almalısın. (Yapsan iyi olur.)

You ought to take it into further consideration. Bunu daha fazla dikkate almalısın. (Yapsan iyi olur.)

You must take it into further consideration. Bunu daha fazla dikkate almalısın. Veya : Bunu daha fazla dikkate almak zorundasın.

b) Tahminlerimizi bildirirken should ve ought to kullandığımızda tahminimizin varsayımsal olduğu anlaşılır. Kanıta dayalı güçlü tahminlerde bulunurken must kullanılır.

The caller should be Seda. Arayan Seda olmalı. (Kanıta dayalı olmayan tahmin)

The caller ought to be Seda. Arayan Seda olmalı. (Kanıta dayalı olmayan tahmin)

Seda told me when Ali finished the exam. The caller must be Seda. Ali sınavı bitirdiğinde Seda bana haber verecekti. Arayan Seda olmalı. (Kanıta dayalı güçlü tahmin)

c) Tavsiye verirken veya yapılması gerekli olan şeyler bildirilirken should, ought to ve need kullanılabilir. Need bu kullanımda Türkçeye ..meli, malı olarak çevrilebileceği gibi gerekli, gerekir vb. olarak da çevrilebilir.

If you want to pass the exam, you should study hard. Eğer sınavı geçmek istiyorsan, çok çalışmalısın.

If you want to pass the exam, you ought to study hard. Eğer sınavı geçmek istiyorsan, çok çalışmalısın.

If you want to pass the exam, you need study hard. Eğer sınavı geçmek istiyorsan, çok çalışman gerekir.

d) Kendimize bir tavsiye verirken veya kendimizi motive ederken should kullanılır. Ought to kullanılmaz.

I should eat a handful of nuts every day. Her gün bir avuç fındık yemeliyim.

2- İngilizcede should, ought to ve had better tavsiye verirken kullanılabilirler. Should ve ought to anlamca aynıdır fakat had better daha güçlü bir tavsiye içerir aynı zamanda tavsiyeye uyulmazsa olumsuz bir sonuçla karşılaşılacağına dair uyarı niteliğindedir.

I know so little about capital and labour, that you should talk to a economist. Sermaye ve işgücü hakkında çok az şey biliyorum. Bir ekonomistle konuşmalısın. (Tavsiyeye uyulmadığı takdirde olumsuz bir sonuç elde edileceği uyarısı yoktur)

I know so little about capital and labour, that you ought to talk to a economist. Sermaye ve işgücü hakkında çok az şey biliyorum. Bir ekonomistle konuşmalısın. (Tavsiyeye uyulmadığı takdirde olumsuz bir sonuç elde edileceği uyarısı yoktur)

I know so little about capital and labour, that you had better talk to a economist. Sermaye ve işgücü hakkında çok az şey biliyorum. Bir ekonomistle konuşsan daha iyi olur. (Tavsiyeye uyulmadığı takdirde olumsuz bir sonuçla karşılaşılacağı uyarısı vardır) (Cümlemiz aşağıdaki örnekle devam edebilir)

Otherwise you will be failed the interview. Aksi takdirde mülakatta başarısız olursun.

3- Olumsuz cümlelerde should – shouldn’t, ought to – oughtn’t to, had better – had better not olarak kullanılır. Olumsuz cümlelerde genel olarak oughtn’t to yerine shouldn’t tercih edilir.

You shouln’t return to the company. Şirkete geri dönmemelisin.

You oughtn’t return to the company. Şirkete geri dönmemelisin.

You had better not return to the company. Şirkete geri dönmesen daha iyi olur. (Aksi takdirde olumsuz bir sonuçla karşılaşılacağı uyarısı var)

a) Olumlu cümlelerde tavsiye verirken veya yapılması gerekli şeyleri bildirirken should, ought to, had better ve need kullanılabileceğini söylemiştik. Olumsuz cümlelerde ise, shouldn’t ve oughtn’t to kullandığımızda eylemin gerçekleşmemesi gerektiğini ifade ederiz. Had better not ile eylemin gerçekleşmesi halinde olumsuz bir sonuçla karşılaşılacağını ifade ederiz.

You shouln’t explain to him. Ona açıklama yapmamalısın.

You oughtn’t to explain to him. Ona açıklama yapmamalısın.

You had better not explain to him. Ona açıklama yapmamalısın. Veya ; Ona açıklama yapmazsan daha iyi olur. (Açıklama yapıldığı takdirde olumsuz bir sonuçla karşılaşılabilir)

b) Olumsuz cümlelerde shouldn’t, ought to ve had better not eylemin gerçekleşmemesi gerektiğini ifade ederken, needn’t ise eylemin gerekli olmadığını aynı zamanda eylemin gerçekleşmesinin veya gerçekleşmemesinin bir önem arz etmediğini ifade eder.

You need not explain to him. Ona açıklama yapmana gerek yok. (Açıklama yapılması gerekmez. Açıklama yapılıp yapılmaması bir önem arz etmiyor)

You need not say you will be delighted with her. Onunla mutlu olacağını söylemene gerek yok. (Söyleyip söylememek sana kalmış)

3- Soru cümlelerinde ought to yerine should tercih edilir. Should ile soru yaparken should özneden önce kullanılır. Ought to ile soru yapılacaksa ki tercih edilmez ought özneden önce gelir, to ise özneden sonra soru cümlesinde yer bulur. Had better ile yapılan sorularda had özneden önce better ise özneden sonra kullanılır. Had better soru cümlelerinde genelde olumsuz şekliyle kullanılır.

How should you memorize words ? Kelimeleri nasıl ezberlemelisiniz ?

How ought you to memorize words ? (Soru kelimeleriyle birlikte yapılan sorularda ought to kullanılmaz)

Should we persuade him ? Onu ikna etmeli miyiz ?

Ought we to persuade him ? Onu ikna etmeli miyiz ? (Tercih edilmez)

Had we better persuade him ? Onu ikna etsek daha iyi olur mu ?

Hadn’t we better persuade him ? Onu ikna etsek daha iyi olmaz mı ?

4- Geçmiş zamandaki gerçekleşmemiş gerekliliklerden, pişmanlıklardan ve geçmişe dair beklentilerimizden bahsederken should have + V3 veya ought to have + V3 kullanılabilir.

She should have walked three miles so early in the day. Günün erken saatlerinde 3 mil yürümeliydi.

a) Geçmişte gerçekleşmemiş gerekliliklerden bahsederken, should have + V3 veya ought to have + V3 kullanılır.

You should have gone this morning and never said a word about it till now. Bu sabah gitmeliydin ve şu ana kadar bu konuda tek kelime etmemeliydin.

You ought to have gone this morning and never said a word about it till now. Bu sabah gitmeliydin ve şu ana kadar bu konuda tek kelime etmemeliydin.

b) Geçmişte gerçekleşmemesi gereken fakat gerçekleşen eylemlerden bahsederken, shouldn’t have + V3 veya oughtn’t to have + V3 kullanılır.

I shouldn’t have dared to tell you everything. Sana herşeyi anlatmaya cüret etmemeliydim.

I oughtn’t to have dared to tell you everything. Sana herşeyi anlatmaya cüret etmemeliydim.

c) Sould have + V3, ought to + V3, shouldn’t have + V3, oughtn’t to have + V3 geçmişe dair beklentilerimizden bahsederken kullanılabilir.

Demet should have left a collection of books. Demet bir kitap koleksiyonu bırakmış olmalıydı.

Demet shouldn’t have left a collection of books. Demet bir kitap koleksiyonu bırakmış olmamalıydı.

Demet ought to have left a collection of books. Demet bir kitap koleksiyonu bırakmış olmalıydı.

Demet oughtn’t to have left a collection of books. Demet bir kitap koleksiyonu bırakmış olmamalıydı.

%d blogcu bunu beğendi: