Too So Also As Well Either Neither

Too So Also As Well Either Neither

İngilizcede too, so, also, as well, either, neither ifadeleri, cümlede bahsedilen bir durumun bir başka kişi veya nesne için de geçerli olduğunu belirtmek için kullanılırlar. Türkçede bu durum özne + de, da (ben de, sen de, Ayşe de , Ayşe’nin kalemi de, babam da vb.) ile ifade edilir.

– My sister is a teacher. Kız kardeşim bir öğretmendir.

– I am a teacher, too. Ben de bir öğretmenim.

Örneğimizde gördüğümüz konuşma karşılıklı olarak gerçekleşebileceği gibi tek bir kişide cümlede bahsettiği durumun bir kişi veya nesne için de geçerli olduğunu belirtmek için konuşmanın devamında bu ifadeleri kullanabilir.

My sister is a teacher. I am a teacher, too. Kız kardeşim bir öğretmendir. Ben de bir öğretmenim.

TOO

İlk cümlede belirtilen durumun aynı zamanda bir başka kişi veya nesne içinde geçerli olduğu belirtilmek istendiğinde too kullanılır. Too olumlu ifadelerin devamında kullanılır. Too ile oluşturulan ifadeler uzun olabileceği gibi kısa olarakta oluşturulabilir.

– Too ile oluşturulan ifadelerde, durumun geçerli olduğu özne ile birlikte cümle kurulur, cümlenin sonuna virgül konulur ardından too ifadesi gelir.

My sister is a teacher. Kız kardeşim bir öğretmendir.

I am a teacher, too. Ben de bir öğretmenim.

I am, too. Ben de.

– Too ile oluşturulan ifadelerde cümleyi aynen tekrar etmemize gerek yoktur. Kısa ifadeler oluşturulabilir. Gerek yazılı gerek günlük dilde kısa ifadeler tercih edilir. İfademiz ilk olarak ilk cümlede bahsedilen durumun geçerli olduğu özne ile başlar ardından ilk cümlede kullanılan tense uygun yardımcı fiil getirilir. Eğer bir modals kullanıldıysa özneden sonra modals getirilir. Son olarak too ifadesi gelir ve ardından alacağı noktalama işareti konuşmanın akışına uygun olarak belirlenir.

Özne + yardımcı fiil + too

My sister is a teacher. Kız kardeşim bir öğretmendir.

I am a teacher, too. Ben de bir öğretmenim. (Uzun ifade)

I am, too. Ben de. (Kısa ifade)

My cat can sleep everywhere. Benim kedim her yerde uyuyabilir.

Mine can sleep everywhere, too. Benim kedim de her yerde uyuyabilir.

Mine can, too. Benimki de.

We will go to cinema. Sinemaya gideceğiz.

Ali will go to cinema, too. Ali de sinemaya gidecek.

Ali will, too. Ali de.

I have learnt a lot. Çok şey öğrendim.

I have learnt a lot, too. Ben de çok şey öğrendim.

I have too. Ben de.

I like that. Bunu sevdim.

I like that, too. Ben de bunu sevdim.

I do, too. Ben de.

Me too. Ben de. (Günlük dilde I özne zamirinin yerine Me nesne zamiri kullanılır ve yardımcı fiil kullanılmadan too ile ifade bitirilir.)

(Diğer özne zamirlerinin yerine nesne zamirlerinin kullanımı uygun değildir.)

I gratuated from Istanbul university. İstanbul üniversitesinden mezun oldum.

I gratuated from Istanbul university, too. Ben de İstanbul üniversitesinden mezun oldum.

I did, too. Ben de.

Me too. Ben de.

– Too yalnızca bu saydığımız kurallar çerçevesinde kullanılmaz, kimi zaman yardımcı fiile ihtiyaç duyulmazken, kimi zaman ise söz konusu durumdan bahsedilmeden hemen önce kullanılabilir. Aşağıdaki örnekleri inceleyiniz.

How many letters you must have occasion to write in the course of a year! Letters of business, too! Bir yıl sürecinde kaç adet mektup yazmanız gerekiyor! İş mektupları da!

But he evinced great prudence, for he desired to do nothing that might harm his brother, and he knew, too, that all Jews were unpopular. Ancak, kardeşine zarar verecek hiçbir şey yapmamayı arzuladığından, muazzam bir ihtiyat gösterdi ve o da biliyordu, tüm Yahudilerin popüler olmadığını.

Perhaps, too, the monk availed himself of her perturbed state of health to terrorise her. Belki de, keşiş onu terörize etmek için kendisinin rahatsız edici sağlık durumundan faydalandı.

SO

İlk cümlede belirtilen durumun aynı zamanda bir başka kişi veya nesne içinde geçerli olduğu belirtilmek istendiğinde too kullanıldığını biliyoruz. So da too gibi olumlu ifadelerde kullanılır. Aralarındaki fark so ile yalnızca kısa ifadeler oluşturulur. Ortak noktaları ise too ve so bu anlamda yalnızca olumlu yapıdaki cümlelerle kullanılırlar.

Özne + yardımcı fiil + too (de, da anlamı katar)

So + yardımcı fiil + özne (de öyle, da öyle anlamı katar)

So ile bu kısa ifadeleri oluştururken ifademiz so ile başlar ana cümleye uygun yardımcı fiil ile devam eder ve son olarak özne gelir. Devrik bir yapıdır. Too kullanımında olduğu gibi uzun ifadeler oluşturmayız.

Mehmet plays basketball and Ali plays basketball, too. Mehmet basketbol oynar ve Ali de basketbol oynar.

Mehmet plays basketball and Ali does, too. Mehmet basketbol oynar ve Ali de.

Mehmet plays basketball and so does Ali. Mehmet basketbol oynar ve Ali de (öyle).

Örneklerimizde gördüğümüz gibi too ile uzun bir ifade oluşturabileceğimiz gibi, kısa ifade de oluşturabiliriz. Ancak so ile yalnızca kısa ifadeler oluşturabiliriz. Ali does, too. Ve so does Ali. İkisini de kullanabiliriz.

Hakkı can swim. Hakkı yüzebilir.

I can, too. Ben de.

So can I. Ben de (öyle).

He is waiting for a bus. O, otobüs bekliyor.

I am, too. Ben de.

Me too. Ben de.

So am I. Ben de (öyle).

He would like a cup of tea. O, bir fincan çay istiyor.

So would I. Ben de (öyle).

I will buy a television. Bir televizyon satın alacağım.

So will she. Onlar da (öyle).

I am very excited. Çok heyecanlıyım.

So is my sister. Kız kardeşim de öyle.

I have been to France. Fransa’da bulundum.

So has my father. Babam da (öyle).

ALSO-AS WELL

Also ve as well, too gibi benzerlik veya aynılık belirtmek için kullanılır. Also, as well ve too arasındaki fark cümle içinde kullanılabildikleri yerlerdir. Anlam olarak aynıdırlar.

Also daha çok yazı dilinde kullanılır. Günlük dilde too ve as well tercih edilir. Also cümlede yardımcı fiil varsa yardımcı fiillden sonra gelir. Eğer cümlede yardımcı fiil kullanılmadıysa özneden sonra yer bulur.

I like coffee, too. Ben de kahve severim.

I also like coffee. Ben de kahve severim.

I can do this, too. Bunu ben de yapabilirim.

I can also do this. Bunu ben de yapabilirim.

Also aynı zamanda, takip eden cümleyi vurgulamak veya yeni bir konu eklemek için iki cümle arasında bağlaç görevinde de kullanılabilir, fakat bağlaç olarak kulanıldığında ayrıca, keza, üstelik gibi anlamlara gelmektedir.

As they walked across the hall towards the river, Elizabeth turned back to look again; also, her uncle and aunt stopped. Koridorun karşısından nehre doğru yürürken, Elizabeth geriye dönüp tekrar baktı; Aynı zamanda hem amcası hem de teyzesi durdu.

As well cümle sonlarında kullanılır. Too ya göre daha resmi bir ifadedir. Amerikan İngilizcesinde as well pek kullanılmaz.

I like coffee, too. Ben de kahve severim.

I also like coffee. Ben de kahve severim.

I like coffee as well. Ben de kahve severim.

I can do this, too. Bunu ben de yapabilirim.

I can also do this. Bunu ben de yapabilirim.

I can do this as well. Bunu ben de yapabilirim.

Not only was there increase of knowledge, logic, frankness, and brotherliness, but great material prosperity was appearing as well. Sadece bilgi, mantık, samimiyet ve kardeşlik artışı değil, aynı zamanda büyük maddi refah da ortaya çıkıyordu.

– Aşağıdaki örneğimize dikkat edelim.

There was life in the world two hundred million years ago. İki yüz milyon yıl önce dünyada hayat vardı.

There was life in the world two hundred million years ago. There was life in the Mars two hundred million years ago, too. İki yüz milyon yıl önce dünyada hayat vardı. İki yüz milyon yıl önce Marsta da hayat vardı.

Yukarıdaki çevirimiz yanlıştır. Doğrusu ;

There was life in the Mars two hundred million years ago, too. İki yüz milyon yıl önce Marsta hayat vardı da.

Too ifadesi her zaman özne ve fiille ilişki halindedir. Bu nedenle uzun cevap oluşturduğumuzda gördük ki ; asıl ifade etmek istediğimiz Mars’ta da ifadesi yerine, hayat vardı da ifadesini oluşturduk.

– Kısa ifade oluşturarak deneyelim.

There was life in the world two hundred million years ago. İki yüz milyon yıl önce dünyada hayat vardı.

Mars was, too. Mars da vardı.

Kısa ifademizle birlikte oluşan anlam ; İki yüz milyon yıl önce dünyada hayat vardı, Mars da vardı. (Hem Mars Hem de hayat aynı anda dünyada varmış gibi bir anlam oluştu.)

– Mars’ta da. İfadesini verebilmemiz için ikinci cümlemizde bu derste gördüğümüz kuralların dışında değişiklikler yapmamız gerekir. Hangi konuyu işliyorsak işleyelim daha önce ki derslerimizde gördüğümüz konulara zihnimizi kapatmazsak, mevcut konuda aklımızda oluşan pek çok soru işareti cevabını bulacaktır.

Two hundred million years ago there was life in the world; It was on Mars, too. İki yüz milyon yıl önce dünyada hayat vardı; Mars’ta da vardı.

Two hundred million years ago there was life in the world; It was also on Mars. İki yüz milyon yıl önce dünyada hayat vardı; Mars’ta da vardı.

Two hundred million years ago there was life in the world; It was on Mars as well. İki yüz milyon yıl önce dünyada hayat vardı; Mars’ta da vardı.

EITHER

Bir kişinin belirttiği gerçekleşmemiş veya oluşmamış bir durumun aynı zamanda bir başka kişi veya nesne içinde gerçekleşmediği veya oluşmadığı belirtilmek istendiğinde either kullanılır. Either bu anlamda yalnızca olumsuz cümle yapısıyla kullanılır. Either ile oluşturulan ifadeler uzun olabileceği gibi kısa olarakta oluşturulabilir.

My sister is a teacher. Kız kardeşim bir öğretmendir.

I am a teacher, too. Ben de, bir öğretmenim.

I am, too. Ben de.

My sister isn’t a teacher. Kız kardeşim bir öğretmen değil.

I am not a teacher, either. Ben de, bir öğretmen değilim.

I am not, either. Ben de, değilim.

I do not know where he is. Onun, nerede olduğunu bilmiyorum.

She doesn’t know, either. O da, bilmiyor.

She doesn’t, either. O da, bilmiyor.

I can’t find what the meaning of life is. Hayatın anlamının ne olduğunu bulamıyorum.

Don’t worry about it. The other people can’t find it, either. Bu konuda endişelenme. Diğer insanlar da bulamıyor.

Salih didn’t go to the doctor for influenza. Salih grip için doktora gitmedi.

My mother didn’t, either. Annem de, gitmedi.

Hatice mustn’t go out. Hatice dışarı çıkmamalıdır.

Ali musn’t, either. Ali de, çıkmamalıdır.

NEITHER

Bir kişinin belirttiği gerçekleşmemiş veya oluşmamış bir durumun aynı zamanda bir başka kişi veya nesne içinde gerçekleşmediği veya oluşmadığı belirtilmek istendiğinde either kullanıldığını biliyoruz. Neither da either ile aynı anlamda kullanılır. Neither ile yalnızca kısa ifadeler oluşturulur. Hem either da hem neither da ana cümle olumsuz yapıdadır. Either ile neither arasındaki fark her ikisi de olumsuz anlam vermesine rağmen either yapı olarak da anlam olarak da olumsuzdur. Neither ise anlam olarak olumsuz fakat yapı olarak olumlu ve devrik yapıda kullanılır.

Özne + yardımcı fiil + not + either

Neither + yardımcı fiil + özne

My sister isn’t a teacher. Kız kardeşim bir öğretmen değil.

I am not a teacher, either. Ben de, bir öğretmen değilim.

I am not, either. Ben de, değilim.

My sister isn’t a teacher. Kız kardeşim bir öğretmen değil.

Neither am I. Ben de değilim (Ne de ben)

She can’t reject our offer. Teklifimizi reddedemez.

Neither can you. Siz de, reddemezsiniz. (Ne de siz)

I hadn’t been happy until I knew you. Seni tanıyana kadar mutlu olmamıştım.

Neither had I. Ben de.

I wasn’t aware of that. Farkında değildim.

Neither was I. Ben de değildim.

Hasibe couldn’t bear to keep away from me. Hasibe benden uzak durmaya dayanamadı.

Neither could I. Ben de.

%d blogcu bunu beğendi: